|
Resmen Yarak Hastası Oldum! (6) (Elif 23 Y., İstanbul)
Eyüp'ün
söylediğine göre akşama kadar evde kimse olmayacaktı. Ben de
saat 10:00'a kadar falan yattıktan sonra duşa girmek için
çıktım yataktan. Evi bir dolaştım. Başka birisinin
evinde çırılçıplak dolaşmak insanın içini
gıcıklıyordu. Burak'ın odasının kapısı
kilitliydi, ama Osman açık bırakmıştı kapısını.
Odaya girdim. Odası sıradan bir bekar odasıydı. Bir yatak, bir
dolap, bir masa ve üzerinde laptop vardı. Yatağına uzandım.
Osman dün akşam bu yatağa girip, benim inlemelerimi dinlemiş, beni
siktiğini hayal etmişti mutlaka. Bunu düşünmek ıslanmama
sebep olmuştu. Şimdi aynı yatakta ben
çırılçıplaktım ve Osman'ı ben hayal ediyordum. Şimdi
burada olsa beni nasıl sikerdi acaba? Bugüne kadar hiç aklımdan
Osman'la ilgili cinsel birşey geçmemişti, ama şimdi onun
yatağında çırılçıplak yatmış onunla
sikiştiğimi hayal ediyordum. Amımla oynamaya
başladım...
O duyguyu biraz
daha yoğun hissetmek için dolabını karıştırıp
Boxerlerinden birini aldım. Önce koklayıp yüzüme bastırdım,
kasıklarına yumulup ona sakso çektiğimi hayal ederek. Bir
taraftan amımı okşuyordum. Sonra Boxerini de amıma sürtmeye
başladım, kasıklarımız birleşmişti böylece.
Bu şekilde kendimi tatmin ediyordum. Ben tam orgazm olmak üzereydim ki
dış kapı açıldı, biri gelmişti. Hemen yataktan
fırladım, oda kapısının arkasına geçtim.
İnşallah gelen Osman değildi. Yoksa direk odaya girecek ve beni
o halde yakalayacaktı. Gelen Eyüp olsa zaten seslenirdi diye tahmin
ediyordum.
Gelen her kimse
mutfağa geçmişti, mutfaktan tıkırtılar geliyordu. Ben
de o fırsattan istifade çıktım, hızla koridoru
aşıp Eyüp'ün odasına kaçtım. Mutfaktaki her kimse beni
görmüşmüydü bilmiyordum. Hemen üstüme Eyüp'ün tişörtünü geçirdim,
altıma da eteğimi giydim çıplaklıktan kurtulmak için.
Gelenin kim olduğunu kestiremiyordum. Burak olsa, kapısı kilitli
idi açma sesini duyardım. Osman'sa Boxerini ortada görecekti ve Boxerin
ıslak olduğunu fark edip benim orda bir haltlar
karıştırdığımı anlayacaktı.
Ve sonunda Osman'ın,
"Elif gel birşeyler atıştıralım, dışardan
birşeyler aldım!" diye seslenişini duydum. Uyuyor numarası
yapamazdım, mutlaka beni kaçarken görmüştü ki seslenmişti. "Sen
devam et, ben aç değilim..." dedim. Osman, "O zaman gel birşeyler iç
bari!" dedi. Baktım olacak gibi değil, zaten bir şekilde
yüzleşecektim, "Tamam, geliyorum..." deyip odadan çıktım. Osman
mutfakta değildi, salona gitmiş olmalıydı. Salona geçerken
odasına bir göz attım, Boxer falan görünmüyordu. Gerçi ben de
aceleyle nereye koydum bilmiyorum, ama ortalıkta yoktu. Ya görmüş
almış, ya da daha hiç fark etmemiş olabilirdi.
Neyse, salona
vardım. Salonda televizyona karşı konmuş bir kanepe ve
önünde büyük bir sehpa var, çoğu zaman yemekleri bile mutfak yerine bu sehpada
yiyorlardı. Osman da aldıklarını sehpaya koymuş
yiyordu. Ben de başka yer olmadığı için kanepede onun
yanına oturdum, "Afiyet olsun!" dedim. "Buyur beraber olsun!" diyerek dolu
olan kola bardağını benim önüme doğru koydu. Ben
kolayı alıp arkama yaslandım.
Birşey
yemedim. Birşey de konuşmuyorduk. Olayların ne
kadarından haberi olduğunu bilmediğimden temkinli
davranıyordum, bilmeden ağzımdan birşey
kaçırmayayım diye. Osman, "Ee nasıl gidiyor, anlat!" diye lafa
girdi. Ben de, "İyi işte, nasıl olsun?" dedim. "Sen hem okuyor
hem çalışıyorsun, çok yoruluyorsundur?" dedi. Ben de,
"İş o kadar yorucu değil, sonuçta müşteri geldikçe iş
oluyor, haftasonu daha yoğun, ama o zaman da okul yok, dengeliyor
birbirini..." dedim. "Eyüp'le nasıl gidiyor?" diye sordu. "İyi valla,
Allah bozmasın..." diye cevap verdim. Osman, "Belli, belli!" dedi gülerek.
Ben de gülerek karşılık verdim. Osman, "Eyüp'ün işi de
zor!" dedi. "Nasıl zor?" diye sordum. Osman, "Sana yetişemiyor
sanki!" dedi. Mevzuyu akşamki sekse getirecekti. Ben de, "Yoo, iyiyiz!"
diye cevap verdim.
Bir müddet
sessizlikten sonra, Osman, "Etekle rahat değilsin, sana bir kapri falan
vereyim, eteği dışarda giyersin, hem
kırışmasın!" diyerek, benim birşey dememe fırsat
vermeden kalktı ve odasına yürüdü. Az sonra, "Yatağın
üstüne bırakıyorum, burada giyersin!" diye seslendi. Sonra salona
geldi. Ben emrivaki yaptığı için birşey demedim ve
kalktım odasına geçtim üstümü değiştirmek için. Bir kapri
vardı yatağın üstünde. Kapriyi elime aldım ki ne göreyim,
içine benim sabah amıma sürttüğüm Boxeri koymuş. Osman bu
davranışıyla resmen her şeyden haberim var mesajı
veriyordu bana.
İşler
biraz sarpa sarıyor gibi hissediyordum. Ama bir taraftan da, acaba
hazır kimse yokken Osman'la sevişsem ve sabahki fantazim gerçeğe
dönüşse mi diye orospuluk damarım tık tık atmaya
başlamıştı. Eteğimi çıkardım. Madem giymem
için bırakmıştı, Boxeri de içime giyeyim diye düşündüm.
Boxeri giydim, böyle de baya sexy olmuştum. Acaba kapriyi giymesem mi diye
düşündüm ve Osman'a seslendim, "Millet ne zaman gelecek?" diye. Osman da,
"Burak bugün yok, arkadaşlarında kalacak. Eyüp'ün de normalde 5'e
kadar dersi var, ama ne zaman gelir bilmiyorum..." dedi. Yani rahattık.
Madem Osman Boxerle bana bir mesaj vermişti, ben de mesajına cevap
vermeliydim. Kapriyi bırakıp, tişörtü Boxerin üzerine
saldım. Tişört Boxeri anca kapatıyordu. Öylece salona geçtim
Osman'ın yanına.
Osman bana bir
bakış attı, belli ki içi gitmişti. Ben de, "Madem rahat
edeyim diye çıkardım eteği, böyle daha rahat, hem kimse de
gelmeyecek dedin!" diyerek açıklama yaptım. Osman, "Yoo güzel
olmuş!" diye karşılık verdi. Benim bu hareketim onu
cesaretlendirmişti. "Elif, az önce Eyüp'ün sana yetmemesinden
bahsediyorduk ya?" diye giriş yaptı. Hissediyordum, ok yaydan
çıkıyordu. Gerçi ben de kendimi psikolojik olarak Osman'la
sevişmeye hazırlamıştım, ama ya birilerine söylerse,
özellikle Eyüp'ün kulağına giderse diye de korkuyordum. Sonuçta
aralarının nasıl olduğunu bilmiyordum, bir
sıkıntı olduğunda kendini kurtarmak için, yada sadece
arkadaşını düşündüğü için bile anlatabilirdi her
şeyi.
Benim
çekindiğimi görünce, "Elif, sana bir şey anlatacağım, ama
bunu bildiğini, hele hele benden duyduğunu hiç kimseye
söylemeyeceksin!" deyip, ısrarla benden söz aldıktan sonra anlatmaya
başladı. Dediğine göre, Eyüp çok çapkın biriymiş,
hayatında benden başka kızlar da varmış,
arkadaşlarına benim bu eve gelmek istediğimi anlatmış,
ama başta kendisi sıcak bakmıyormuş bu olaya, ben evde
olursam rahat hareket edemezmiş... Bunları duydukça şok
oluyordum. Demek ki Eyüp'ün son zamanlardaki soğukluğu bu
yüzdenmiş.
Osman sonra, "Bak
Elif açık konuşacağım, ben seni kendi halinde, mazbut,
efendi, Anadolu'dan okumak için gelmiş, hatta ailesine yük olmamak için
bir taraftan da çalışan hanım hanımcık bir kız
diye tanıdım, bu arada da gönlünü bir delikanlıya
kaptırmışsın, o kadar da olur diye düşünüp hep takdir
ettim..." diye devam etti. Osman doğru gözlemlemişti beni, birkaç
hafta öncesine kadar tam olarak bu anlattığı kızdım.
Osman o kadar tatlı ve ikna ediciydi ki, adeta içimden geçen bütün
sorulara sanki içimi okurcasına cevaplar veriyordu.
Osman, "Eyüp'e de
içten içe kızıyordum, hadi diğerleri neyse de, bu kızla
oynamasa bari diye..." devam etti. Baya gönlüm Osman'a doğru
kayıyordu. Ama kalbimin atması gibi, bir taraftan da amım
kavruluyordu. Garip bir azgınlık vardı içimde, Osman'ın
üstüne atlamamak için zor tutuyorum kendimi. Osman, "Yalan söylemeyeceğim
Elif, keşke Eyüp yerine benim kız arkadaşım olsaydın
diye çok düşündüm, ama aklımdan cinsellikle ilgili hiçbir şey
geçmedi, ama dün akşamdan beri aklımda hep sen varsın, seninle
olmak istiyorum!" diye döktü içinde ne var ne yoksa.
Ben zaten
artık konuşmayı bitirse de icraata geçse diye kendimi zor
tutuyordum. Ta başta istekli görünmeyeyim, onun zorlamasıyla
oluyormuş gibi yapayım diye aklımdan geçiriyordum, ama beynim
çoktan kontrolü kaybetmişti. Osman bana bakıyordu ne
diyeceğim diye. Anlattıklarından acayip etkilenmiştim. Ama
dahası, fena halde azmıştım, kontrol edemiyordum kendimi.
Hiçbir şey demeden dudaklarına yumuldum. Kıtlıktan
çıkmış gibi somuruyordum dudaklarını. Amım
yanıyordu, o yarağı biran önce içime almalıydım...
Öpüşmeyi çok
uzatmadan hemen kasıklarına eğildim, kemerini
fermuarını çözüp sikini elime aldım. Elimle bir iki
sıvazlayıp ağzıma aldım hemen. Bir müddet sakso
çekince yarağı sertleşti. Dayanamıyordum, amım
zonkluyordu resmen, "Önce beni bir posta sik, sonra uzun uzun sevişir,
keyfine vara vara akşama kadar sikersin!" deyip, hemen Boxerden kurtuldum
ve kanepenin kenarına ellerimi koyarak ayakta domaldım. Ben
pozisyonumu almış Osman'ı bekliyordum, kanepeden kalkıp
gelene kadar asırlar geçti sanki.
Arkama geçti,
eline tükürüp amıma sürdü, ama zaten amım ıslaktı. Sonra
sikini amımım dudaklarında gezdirmeye başladı, bense
bir an önce sikilmek istiyordum. "Hadi sok artık şunu!" dedim. Osman'ın
acelesi yoktu sanki, "Ufff, şu göte bak, daracık, ben bu götü
sikerim!" dedi. Ben çıkıştım, "Soksana be herif şu
sikini amıma!" diye. Osman, "Amı sikeriz o kolay, ama bu götü bana
siktireceksin, bu göt bugün bu siki alacak, sarıp sarmalayacak!" diyerek
halen götümü istiyordu. Ben artık yalvardım, "Ne olur önce şu
amımı bir doyur, götümü sonra sikersin!" diye. Osman, "Bak sözü
aldım haa!" diyerek yarağını yavaşça amımın
içine saldı. Bir müddet yavaş yavaş gidip geldikten sonra
temposunu artırdı, ben de kalçamla daireler çizerek içimde sikinin
amımın duvarlarına sürtüp her yerime değmesini
sağlıyordum...
Bu seferki
anlaşılmaz azgınlığımdan olacak ki, çok çabuk
orgazm olmuştum. Ama Osman oralı değildi, sikmeye devam ediyordu.
Pozisyon değiştirdik, beni kanepeye sırtüstü yatırıp
bir müddet misyoner pozisyonunda sikti. Biraz yorulur gibi olunca tekrar
pozisyon değiştirdik. Bu sefer o kanepeye yattı, ben üstüne
çıktım ve ata biner gibi sikini içime aldım ve zıplamaya
başladım. Bu pozisyonu da sevmiştim, çünkü ben
bastırdıkça sikini daha fazla içime, daha derinlere kadar
alabiliyordum. Bir müddet sonra Osman beni belimden tuttu ve
kasıklarına yapıştırdı, siki bir damar gibi
atmaya başlamıştı, içimde hissediyordum. Derken boşalmaya
başladı ve tüm döllerini amıma doldurdu. Ben de pelte gibi
üstüne yığıldım...
Bir süre öylece
kaldık. Biraz dinlendikten sonra Osman'a baktım, ne yapıyoruz
der gibi. Osman da, "Daha dur bakalım, yeni başlıyoruz, evin her
yerinde sikeceğim seni, finali de o daracık göt deliğinle
yapacağız!" dedi. Hiç götten sikilmemiştim. Erkeklerin bu göt
sevdasını anlamıyordum, kendim zevk alacak mıydım onu
da bilmiyordum.
Banyoya gidip
amımı güzelce yıkadım, içimdeki dölleri temizledim.
Osman'ın yanına geri geldiğimde pencerenin
kenarındaydı. "Gel aşkım!" diyerek yanına
çağırdı ve yanağıma bir öpücük kondurdu. Ben de
dudaklarından öperek karşılık verdim. Biraz öpüştükten
sonra, "Şimdi seni evin her yerinde sikeceğim, ama bu adamı
senin hazırlaman lazım!" diyerek, beni omuzlarımdan
aşağı bastırdı. Mesajı almıştım,
eğilip sikini elime aldım, biraz elimle sıvazlayıp sonra da
ağzıma aldım. Az önce bana yaşattığı zevkin
bedeli olarak ona güzel bir muamele ile teşekkür edecektim. Güzelce emmeye
başladım. Daha tam ereksiyon olmadığı için
taşaklarını da beraber ağzıma almaya
çalışıyor, sikinin ucunu taa boğazıma kadar
sokuyordum, sikini ağzımdan çıkarıp,
taşaklarını emiyor, taşaklarının
arkasında kalan yerlerin okşuyordum. Ve Osman'ımın bundan
çok zevk aldığını görebiliyordum...
Siki kazık
gibi olmuştu, ben yüzüne doğru bakınca beni tekrar yukarı
kaldırdı, pencereden dışarı bakmamı istedi. Ben
dışarıyı seyrederken arkamda yerini aldı ve sikini amıma
yerleştirdi. Bu benim de hoşuma gitmişti. Biraz öyle siktikten
sonra mutfağa geçtik, orada beni tezgaha dayayıp, yine arkamdan
amımı sikmeye devam etti... Sonra Eyüp'ün odasına geçtik, onun
yatağında beni domaltıp, "Ya Eyüp efendi, işte böyle,
sevgilini orospum yapıp sana boynuzu taktırdım, gavatlık
tacını giydirdim sana!" diyerek amıma hırsla
pompalamaya başladı. Korkmalı mıydım bilmiyorum, ama
zevkten uçuyordum, onu düşünemezdim şimdi...
Biraz sonra oradan
da çıkıp kendi odasına geçtik. Daha sabah fantazi kurduğum
yatakta, şimdi gerçekten Osman'ın altında inliyordum ve orgazm üstüne
orgazm oluyordum. Hiç halim kalmamıştı, "Osman'ım ben
bittim, hadi sen de boşal artık!" diye inledim. Osman
hızlanmıştı. Boşalmaya yakın sikini amımdan
çıkardı ve ağzıma verdi. Kısa bir süre
ağzımdan siktikten sonra ağzıma boşaldı. Ben de
son damlasına kadar yuttum döllerini...
Osman'la
sevişmek çok hoşuma gitmişti. Farklı pozisyonlar denemeyi, benim
gibi teşhirciliği seviyordu. Ayrıca iyi de
dayanmıştı, uzun süre kendini kontrol edebiliyordu. Kararımı
vermiştim, götümden siktirmek konusunda endişelerim vardı, ama
bu götüm sikilecekse Osman'a siktirecektim...
[Elif]
|