|
Suriyeli Kiracılarım! (1) (Mehmet 53 Y., İstanbul)
Merhaba, adım Mehmet. 53 yaşındayım, karım Hatice ise
50 yaşında. 30 yıllık evliyiz. İki oğlum bir de
kızım var ve üçü de evli. Beş de torunum var. Karımla bazen
haftada bir, bazen de iki haftada bir sikişiyorum. 30 yıllık
evliliğin ardından haftada bir sikişmek nispeten iyi
sayılabilirse de, benim için yeterli olmuyor. 53 yaşında olsam
da kendimi ruhen ve bedenen daha genç hissediyorum.
Karımı
da halen çok seviyor ve arzuluyorum, mümkün olsa onu her gün sikmek isterim.
Ancak hayat bana bunu yapma imkanı vermiyor. Bazen torunlar, çocuklar ve
gelinler gelip bizde kalıyorlar, yada karım onların yanına
gidiyor, torunlara bakmak için kalıyor. Tabii bu durumda benim istediğim
gibi her gün sikişmek de mümkün olmuyor. Ancak karım kapalı,
dini bütün bir kadın ve kocası olarak onun üzerinde sahip
olduğum hakları bildiğinden ben ne zaman istersem ilişkiye
giriyor.
Alt katımdaki boş daireyi geçen ay Suriyeli bir aileye kiraya verdim.
Aslında bunu yapmayı hiç istemiyordum. Çünkü daha önce de Suriyeli
bir aile oturmuş ve evin içine etmiş, üstelik birkaç aylık
kirayı da ödemeden kaçıp gitmişlerdi. Daire Türk bir ailenin
oturacağı halde değildi. Epey zaman boş kaldıktan
sonra mecburen yine bir Suriyeli aileye vermek zorunda kaldım. Az da olsa
oradan gelecek kiraya ihtiyacım vardı.
Kiracım Selman adında kırklı yaşlarında biri, bir
konfeksiyonda çalışıyor. Beş kızı ve bir de
oğlu var. İki oda bir salondan ibaret dairede, karısı,
annesi ve 6 çocuğuyla beraber, toplam 9 kişi oturuyorlar.
Karısı ondan daha genç gösteren bir kadın. Siyah bir pardesü
giymiş, başını da siyah bir türbanla sıkıca
bağlamış halde görüyorum onu her zaman. Beni gördüğünde
yüzünü başka tarafa çeviriyor. Kızları da aynı anneleri
gibi giyiniyor, ancak kızlarının yüzü de kapalı oluyor ve
sadece gözleri görünüyor.
Bir gece saat ikiye doğru işemek için kalktım. Çişimi
yaparken gelen seslere bakılırsa alt katta da birilerinin ayakta
olduğunu fark ettim. Banyonun penceresi küçük bir aydınlatma
boşluğuna açılıyordu ve sesler oradan geliyordu. Nedendir
bilmem ama durup dinlemek istedim. Maşrapaya akan suyun sesine Arapça
konuşma sesleri karışıyordu. Tabii ne
konuştuklarını anlayamıyordum. Ancak konuşanlardan
birinin Selman olduğunu anladım, diğeri de
karısıydı.
Bir dakika kadar sonra sesler azaldı, ancak daha sonra başka türlü
sesler gelmeye başladı. Pencerenin mandalını çekip
açtım ve kulağımı yaklaştırdım. Dikkat
kesildim iyice. Yine arada sırada Arapça sesler geliyor olsa da, bunun
haricinde inleme sesleri geliyordu. "Ohhh, ohhh, uhhh, ayyy..." seslerine tok
bir ses eşlik ediyordu.
Kalbim heyecanla atmaya başladı. Gecenin bu saatinde Selman
karısını banyoda sikiyordu. Kadının Arapça bir
şeyler dediğini duyabiliyordum, yazık ki ne olduğunu
anlayamıyordum. Ancak çıkardığı iniltileri anlamak
için dil bilmeye gerek yoktu. Muhtemelen Selman ayakta
domaltmıştı karısını ve
kasıklarının karısının kasıklarında ve
kalçalarında, götünde çıkardığı sesleri hemen fark
ediyordum. Bu sırada sikimin sertleşip kalktığını
gördüm. Bir elimle sikimi sıvazlarken kulağım
aşağıdan gelecek seslere odaklanmıştı.
Kadından ve Selman'dan gelen iniltiler ve sikişmenin doğal
sesleri hızlanmaya, artmaya başlamıştı. Onlar
sikişirken ayakta boşalacak hale gelmiştim. Derken bir süre
sonra kesildi sesler. Sikişmeleri 2-3 dakika kadar sürmüştü.
Sonrasında yine maşrapaya akan suyun sesi, Arapça konuşmalar
derken sesler tamamen kesildi.
Sikim kazık gibi olmuştu. Gecenin o vakti 31 çekmemek için kendimi
zor tuttum. Yatağa girip hiçbir şeyden haberi olmayan
karımın dolgun vücuduna sarıldım.
En son sikişmemizin üzerinden on gün kadar geçmişti. Elimi
geceliğinin altından soktum ve kalçalarını
okşadım. Gecenin serinliğine karşın karımın
vücudu sıcacıktı. Aşağıdaki sikişmenin
üzerine bir de karımın dolgun kalçası eklenince sikimin
sertliği ve azgınlığım daha da arttı.
Karım az sonra uyandı. Kalçalarında gezinen elimi tuttu
yorganın altından ve "Ne oldu, azdın mı gece gece?" dedi.
"Çok azdım, çok azdırdın beni, on gün geçti, çok özledim seni!"
dedim. Hemen geceliğinin ön kısmındaki düğmeleri açtım
ve beyaz koynunu öpmeye başladım. Karım, "Çok uykum var, sabah
yap!" dediyse de, "Olmaz, şimdi yapalım, çok azdım, sabahı
bekleyemem!" dedim.
Geceliğinin altında beyaz atleti vardı. Atleti
sıyırdım ve ortaya çıkan memelerini öpmeye, emmeye
başladım. Memeleri yaşından dolayı sarkmış
olsa da onları öpmeyi, emmeyi, yalamayı çok seviyordum. Sokak
lambalarının ışığının
aydınlattığı yatak odasında karımın etli
meme uçlarını emerken, o da tava gelmiş, saçlarımı,
omuzlarımı okşuyordu.
Bir elim altta kalçalarını okşarken diğeriyle memelerini
avuçluyordum. Aklım Selman'ın karısındaydı. 6 çocuk
doğurmasına karşın halen daha taş gibi
sayılırdı. Giydiği uzun siyah pardesünün altında
dolgun vücudu belli oluyordu. Arap olmasına karşın esmer tenli
değildi, bembeyaz bir yüzü vardı. Selman fakirdi, ama kadın
yönünden şanslı bir erkekti.
Sikimin sertliği son raddeye gelmişti, artık karımın
amına girmek için sabırsızlanıyordum. "Çıkar külotunu,
aç bacaklarını!" dedim emreden bir sesle. Karım hiç sesini
çıkartmadan iki eliyle külotunu sıyırıp çıkardı
ve yatağın yanına, yere bıraktı. Bacaklarını
iki yana açarken ben de üzerimizdeki yorganı iyice açtım,
eşofmanımın altını ve külotumu çıkardım.
Karımın bacaklarının arasında yerimi aldım.
Sikimi sıvazladım bir süre daha ve sonrasında yavaşça
üzerine eğildim. Sikimi amının üzerine sürttüm, karım
bundan çok hoşlanıyordu. Ben sikimi amına sürterken o da bir
eliyle sikimi tuttu. Amının üzerinde alınmamış bir
miktar kıl vardı ve sikime batıyordu kıllar. O nedenle daha
fazla bu şekilde devam etmek istemedim.
Sikimi çekerken karım eli sikimde olduğu halde, "Az daha yap!" dedi.
"Kılların batıyor, niye tıraş olmadın?" dedim
bunun üzerine. Karım, "Olurum sonra, sen yapsana!" dedi, bu sırada
sikimi sıkıca kavramıştı. Gece vakti onu üzmek
istemediğimden bir süre daha devam ettim. Sikimi kıllı
kasıklarına, etli ve sarkık am dudaklarına sürttüm. "Tamam
mı, yeter mi?" dediğimde, "Tamam tamam!" dedi çabuk olmamı
isteyen bir sesle.
Az sonra sikim karımın amının dudaklarıyla
buluştu önce, ardından da içinin tatlı
sıcaklığıyla. İyice uzandım üzerine, sikim
amının en derinlerine kadar giriverdi hemen. Hızlı
hızlı sikmeye başladım. Aklım Selman'ın
karısındayken altımda karımı sikiyordum.
Karımın elleri sırtımda, belimde, götümün yanaklarında
gezinirken dudaklarından hafif iniltiler çıkıyordu. Alt kattaki
kiracıların duymaması için olabildiğince sessiz olmaya çalışıyor,
aldığı zevki fısıltılı seslerle belli
ediyordu.
Ama ben onun gibi değildim. Zaten alt kattaki sikişmenin sesleri beni
azdırmıştı. Şimdi de karımı var gücümle
sikerken zevkten inliyordum. Karımın koca memeleri sikişmenin
etkisiyle göğsümün altında sallanıp duruyordu. İki elimle
kavradım onları ve avuçlayıp sıkmaya başladım.
Karım bacaklarını iki yana daha da açarken amına rahatça
sokup çıkarıyordum sikimi. Altımızda karımın
doldurduğu yün yatak vardı, yataktan ses çıkmasa da
altındaki bazadan ağır ağır gıcırdama
sesleri geliyordu.
Karım bacaklarını kaldırdı havaya ve belime
doladı. Belimi ve götümü oynattıkça, kaldırıp indirdikçe
sikim amının en derinlerine kadar girip çıkıyordu. 30
yıldır siktiğim amından halen daha keyif alıyordum. 30
yıl sikimi içine almış, üç çocuk çıkarmıştı
ama halen daha tatlıydı amı.
Pompaladıkça terli kasıklarımızdan sesler gelmeye
başladı. Selman'ın karısını sikerken çıkan
seslerin benzeriydi bu sesler. Karımın memelerine
asılmıştım deli gibi, hamur gibi sıkıyordum.
Havadaki bacakları yaylanıp duruyordu. Ellerimi memelerinden çektim ve
alttan kalçalarını tutup kaldırdım, omzuma attım. Bu
şekilde daha sert ve güçlü sikmeye başladım.
Ancak karım bundan hoşlanmamıştı, "Yavaş ol,
millet duyacak!" dedi heyecanla. "Sikerim milleti!" dedim ve sikmeye devam
ettim. Karım bu sözlerimden sonra başka bir şey demedi ve
kendini sikişmenin akışına bıraktı. İki
eliyle yataktan tutunmuştu. Geceliğinin açık olan ön
kısmından taşan memeleri pompaladıkça deli gibi sallanıyordu.
Kasıklarımızın çarpışmasından çıkan
güçlü ve tok sesler bütün odayı çınlatır hale gelmişti.
Sikim amının içinde gidip gelirken omzumdaki bacaklarını,
kalçalarını okşuyordum bir taraftan da. Bir süre bu pozisyonda
devam ettikten sonra amından çıktım ve "Domal hadi, biraz da öyle
sikeyim!" dedim.
Karım bir şey demeden doğruldu çabucak ve geceliğinin
eteklerini belinde toplayarak köpek gibi domaldı. Pencereden içeri vuran
sarımtırak sokak lambasının
ışığında karımın bembeyaz
kalçalarını, götünü görmek sikimin sertliğini kaybetmesine engel
oluyordu. Sikimin üzeri amının sıvıları ile kaplanmış,
ıslak ve kaygan bir haldeydi. Kısa bir süre sıvazladıktan
sonra karımın halen açık duran amına arkadan girdim.
Karım belini
iyice eğmiş, yüzünü yastığa
yapıştırmış haldeydi. Bu pozisyonda sikilmeyi çok
seviyordu. Götünün yanaklarını kavradım ve güçlü bir
şekilde sikmeye, pompalamaya başladım. Karımın götünün
etli, dolgun yanakları, belinin etleri löpürdüyor, titriyordu. Çıkan
sesler ise daha güçlü ve yoğundu.
Karımdan da iniltiler gelmeye başlamıştı şimdi.
"Ahhh, ahhh, uhhh, ıhhh..." sesleri yüzünü
yapıştırdığı yastık nedeniyle boğuk da
olsa anlaşılıyordu. Bir elini alttan amına
atmıştı, ben sikerken o da amını ovalıyordu.
Ellerim götünün yanaklarında, belinde, kalçalarında geziniyor ve
sikim bu pozisyonda amının en diplerine girip çıkarken
aldığım keyif daha da artıyordu.
Kıllı göt deliğine başparmağımla
bastırdım. Karım 30 yıllık evliliğimizde
amını bana sayısız kez sunmuş olsa da, götü konusunda
cimri davranıyordu. Hele ilk yıllarımızda isteklerime büyük
bir şiddetle karşı çıkmıştı. Ancak son
senelerde, çocuklar da evlenip gittikten sonra (Eğer bana götten vermezsen
başka kadınlara giderim, hatta seni boşarım!) deyince
razı gelmiş ve bu sayede götünün tadını almaya
başlamıştım. Amının genişliğine inat
göt deliği bir bakirenin amı kadar dardı. Ama yine de götünü her
zaman vermiyor, bunun için kendini hazır hissetmesi gerektiğini
söylüyordu.
Aklım Selman'ın karısındaydı yine. Siktiğim
karım olsa da sikmek istediğim o kadındı. Adının
ne olduğunu bile bilmiyordum üstelik. Boşalmaya yaklaşırken
yorulduğumu hissettim. Bir süre sikim amında olduğu halde
bekledim. Karım, "Geldin mi?" diye sordu bu sırada. "Yok, az
kaldı!" dediğimde, "Hadi be, dizlerim ağrıdı!"
deyince, "Sikerim şimdi dizini!" dedim sinirle. Yeniden amında
çalışmaya başladım.
Şimdi daha büyük bir güçle pompalıyordum. Bazanın
gıcırtıları artmaya başlamıştı.
Karımdan da boğuk iniltiler geliyordu. Kalbimin güçlü ve
hızlı atışlarını boyun damarlarımda
hissediyordum. Her yerim elektriğe tutulmuş gibi titrerken birden
bire büyük bir güçle boşalmaya başladım. Boşalırken de
amına sokup çıkardım sikimi. Döllerim oluk oluk on günlük bir
aranın ardından karımın amına akıyordu.
Amında bir süre daha bekledikten sonra çıkardım sikimi.
Karım da doğruldu bu sırada ve "Yavaş ol dedim sana!" dedi.
"Sikerim yavaşını senin!" dedim. Kalbim halen güçlü bir halde
atıyor, göğsüm şiddetle inip kalkıyordu.
Karım yataktan kalkıp banyoya geçerken, ellerimi
başımın altına koyup tavana diktim gözlerimi. Daha önce de
karımı sikerken, aralarında gelinlerimin de olduğu
başka kadınları, kızları hayal ettiğim
olmuştu. Ama şimdi bir fark vardı, Selman'ın
karısını sadece hayal etmekle yetinemeyeceğimi biliyordum.
Ne yapıp edip onu sikmenin bir yolunu bulmam gerekiyordu...
[Mehmet]
|