|
Şişko Tıpçının Bukadar Azgın Olacağını Bilemezdim! (Samet 20 Y., Kayseri)
Selamlar. İsmim Samet. 20
yaşındayım. Asıl memleketimden oldukça uzak bir şehir
olan Kayseri'ye Üniversite okumaya geldim. Lisedeyken, her Liseli gibi ben de
(Üniversite'de kızlar erkeklere teklif ediyor!) kafasındaydım. Ama
öyle olmuyormuş meğer. Üniversite ortamı ve Kayseri umduğum
gibi çıkmadı. Kayseri çok muhafazakar diye yakınıyordum. Bu
böyle olmayacak dedim ve kendi çapımda sanal bir dünya oluşturmaya
çalıştım. Bu sanal dünya, bildiğiniz sosyal media
sitelerinden, pørnø sitelerinden ve seks hikayeleri okuduğum Kaymak Gibi Sikilen Amlar
sitelerinden oluşuyordu.
Birgün, benim
gibi Kayseri'de okuyan kızın biri bana arkadaşlık
isteği göndermiş ve ben de Fake olduğunu düşündüğüm
halde onaylamıştım. Bir süre netten mesajlaştıktan
sonra telefonumu istedi. Verdim ve aradı. Fake değilmiş.
Adı Aysu imiş, Tıp okuyormuş, Doktor olacakmış.
Benden 3 yaş büyük olmasının getirdiği havayla aklınca
bana ablalık taslıyordu. Ama ben işin makarasındaydım
ve belki onu sikebilirim diye düşünüyordum. Zar zor da olsa onu merkezde
bir Cafede çay içmeye ikna ettim. Kaldığımız yerler de çok
yakın olduğu için kabul etti. Buluştuk. Aysu mesajlaşırken
bana, "Balık etliyim!" demişti, ama resmen
şişkonun tekiydi. Ben bir çay ısmarlarım, sonra geri
döneriz diye düşünüyordum. Ona, "Hangi Cafeye gidelim?" diye
sorduğumda, "Cafeye gitmeyelim, şurdaki bankların birine
oturalım!" dedi. Belediye banklarının oraya doğru
yürüdük. Aysu'nun yüzünde ilk baştaki alaycı ifadeden eser
kalmamış, artık ciddileşmişti. Ben ise,
aşırı şişman, bu kızdan iş çıkmaz diye
düşünmeye başlamıştım. Ama bukadar şişko
birinin içinde azgın duygular olduğunu, ben değil hiç kimse
kestiremezdi. Neyse, bankın bir tanesine oturduk. Ozaman havalar
soğuk olduğu için pek fazla gelen geçen olmuyordu.
Baktım
üşüyor, şakasına, "Üşüyorsan bana
sarılabilirsin!" dedim. Hiç ikiletmeden sarıldı ve
başını omzuma koydu. Ben de şaşkınca
bakıyordum. Bana birşeyler anlattı, ama anlattıkları
bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyordu. Sonra
gözgöze geldik. Yanağımdan öpmek istedi, ama ben boynumu biraz fazla
çevirince, dudaklarım dudaklarına değdi. Şimdi kesin bir
tokat yiyeceğim ve bu olay burada sonlanacak diye tahmin ediyordum ki, Aysu
yumuldu ve dudaklarımı kemirircesine öpmeye başladı. Ben de
onun dilini ağzıma aldım, dillerimizi dans ettiriyordum adeta.
10 dakika sonra dudaklarımız ayrıldığında, Aysu
zor nefes alıyordu. Kendine geldiğinde, "Sen neymişsin ya
ufaklık!" dedi. Bozulmuştum, ama kız gibi trip
atamazdım. Fırsat bu fırsat deyip, bu sefer ben onun
dudaklarına yumuldum. Bu kez öpüşürken daha serttim. Resmen
ısırmıştım kızın dudağını,
"Ahh, yavaş ol!" dedi. Ben de etrafta kimsenin olmamasından
cesaret alarak, "Bu daha hiçbir şey!" dedim. O yine kibirli ve
alaycı bir şekilde, "Hadi ya, başka ne yapabilirsin
ki?" dedi. Bu hakaret gibi sözleri beni kırmaktan ziyade, sikimi
şaha kaldırmıştı. "Bilemem, orası sana
bağlı, sen ne kadarına izin verirsen!" dedim.
Aysu sağa
sola bakındı, biraz huzursuzdu, "Burdan kalkalım!" dedi.
Kalktık, biraz daha karanlık olan çamlıklara doğru gittik.
Taşa oturduk ve öpüşmeye devam ettik. Öpüşürken Aysu
sağı solu gözetlemeyi unutmuyordu ve arkamızdan araçlar
geçtiğinde toparlanıyorduk. Aysu, güzel öpüşen
dudaklarımın ödülünü verircesine, elimi tutup göğüslerine
götürdü. Böyle montun üzerinden birşey anlamadığımı
söylediğimde, önce montunun önünü açtı, sonra gömleğinin üstten
birkaç düğmesini çözdü ve memelerini südyeninden çıkardı. Elimi
tekrar tutup göğüslerine götürdü. Memelerini elime sığdıramıyordum,
böylesini pørnøstarlarında bile görmemiştim. Biraz memelerini
okşadıktan sonra, onları yalamamı istedi. Ben romantik bir
yalama planlarken, "Sert ol ve ucunu ısır!" dedi. Komutu alan
it gibi olmuştum, rahat 110 beden olan memelerinin açık pembe
uclarını kemiriyordum resmen. O akşam orda biraz daha
yiyiştik ve onun sikimi pantolonumun üzerinden okşamasıyla final
yaptık. Ama Aysu yine alaycı bir şekilde, "Herşey bir
anda oldu, unut bu geceyi, birdaha görüşmeyelim!" dedi ve
ayrıldık. İlerleyen günlerde Aysu'yu aradım ve yalvar yakar
ikna ettim, sadece telefonda da olsa görüşmelerimiz devam etti.
Ama bir gün tekrar
buluştuk. Aysu azgınlığından bir şey
kaybetmemişti. Önümüzde hafif çalılıklar ve otlar vardı,
arkamızdan ise okula gelip gidenler. Rüzgarlı, serin bir
havaydı. Aysu, akşamın soğuğunda burnumun akması
ve dişlerimin birbirine vurmasının ödülü olarak yine öpüşüp
koklaşma faslı yapmıştı. Sağı solu kontrol
ettim, ben erkek halimle tırsıyor ve çekiniyorken, onun umrunda
değildi adeta. Bakire olmasa, o gün orada sokakta sikişecektik
resmen. Aysu ogün biraz farklıydı, sikimi pantolonumun üzerinden
okşarken, zevk sıvılarımı pantolondan
dışarı taşırtmıştı. Ve bu onu adeta
kudurtmuş olmalı ki, bana fermuarımı açmamı söyledi.
Ben de, "Millet görür!" falan diyordum, ama bunu ondan daha çok
istiyordum. Neyse, açtım fermuarımı. Aysu sikimi
çıkardı, eline aldı, "Oyy oyy!" deyip yüzüme
baktı ve 31 çektirir gibi sikimi okşamaya başladı. Aysu'nun
eline boşalmak için neler vermezdim, ama olmuyordu, soğuktan
boşalamıyordum.
Aysu boşalmam
için eliyle epey bir uğraştı, ama olmuyordu.
"Ağzıma alayım mı?" dedi. "Gören olursa
madara oluruz!" dedim. "Korkma, birşey olmaz!" deyip,
kucağıma yatar gibi yapıp, sikimi ağzına aldı. Bu
da bir ilkti benim için, karşımızda göl yerine evler
olsaydı bunu yaşayamacaktım belki de, ama arkamızdan
birileri geçse fena madara olacaktık. Aysu sikimi birkaç dakika
yaladı, emdi, ama ben yine boşalamadım. Vazgeçmeye meyilliydi
şişko oruspu, ama ben tadına varmıştım
ağzına vermenin, biraz daha devam etmesini söyledim.
"Boşalacaksan tamam!" dedi. Ağzına boşalmayı
çok istiyordum, ama olmuyordu. Bakir bir erkek buna nasıl dayanabiliyordu?
Her gün mastürbasyon yapmam mı, yoksa havanın soğuk olması
mı bilmiyordum, ama boşalamıyordum. Belki de ayazdandı.
Kısacası, ben boşalamadan toparlandık ve
ayrıldık. Ve Ayrılırken Aysu yine yapacağını
yaptı ve benimle birdaha görüşmek istemediğini söyledi. Ben de
busefer olay tamamen bitti diye düşünerek telefonumdan
numarasını sildim.
Aradan kaç hafta
geçti bilmiyorum, birgün bir arkadaşımla yemekhaneye giderken
telefonum çaldı. Bir kız sesi, "Tanıdın mı
beni?" dedi. Ben de bir isim salladım. "Yok, ben Aysu!"
dedi. Yanımda arkadaş olduğu için ben üstü kapalı
konuşuyordum. Napıyorsun, nasılsın faslından sonra,
sonunda Aysu sadede gelebilmişti. Canının sıkkın
olduğunu, ders çıkışı birşeyler yapmak
istediğini ve sinemaya gidip gidemeyeceğimizi sordu. Ben de kendimi
ağırdan satıyordum, ama nazı uzatıp ta avımı
elimden kaçırmak da istemiyordum hani. "Biletleri sen alırsan
neden olmasın!" dedim. Böylece kızlara para yedirmemiş de
olcaktım. Aysu, "Peki!" dedi. Bir saat
kararlaştırdık ve telefon görüşmesini bitirdik.
Arkadaşla yemeğimizi yedikten sonra, "Ben derse
girmeyeceğim!" deyip durağa gittim. Aysu ile telefonla
konuşarak birbirimizi bulduk. Merhabalaştık. Otobüse bindik.
Kudurduğu her halinden belliydi orospunun, "Beni özledin mi?"
falan deyip bana sürtünüyordu otobüste. Ayakta dikeliyorduk, kalkık sikle
elalaleme maskara olmak istemiyordum. Neyse, güç bela olsa da sinemaya
gelmiştik.
Biletleri
dediği gibi o aldı. Yerli bir komedi filmi vardı.
Koltuğumuza geçtik, yanımız doluydu. İkimiz de rahat
durmayacağımızı bildiğimiz için 2 öne geçtik. Orda
boştu koltuklar ve kimse de farkedemezdi karanlıkta neler
yaptığımızı. Sağı solu kontrol ettikten
sonra elleşme ve yalaşma faslı başlamıştı
yine. Film benim umrumda değildi, o ise beğenmişti, biraz
izliyordu. Sikime dokunuşları yine zevk
sıvılarımı pantolonumdan
taşırmıştı. "Fermuarını aç!" dedi.
Ben de fermuarımı açtım. Sikimi çıkarttı, eline
alıp ufak ufak okşamaya başladı. Benim o an tek derdim
boşalmaktı, ağzına almasını istedim. Ama o burda
yalamayacağını söyledi, sikimi belli belirsiz okşamaya
devam etti. Ben de boş durmuyordum, omzundan dekoltesine erişip,
südyeninin içindeki memelerini okşuyordum. Yakalanacağız diye,
ondan daha çok tırsan bendim, sürekli sağı solu çok kontrol
ediyordum, ama milet salak gibi film izliyordu.
"Amımı
elle!" deyince, elimi göğüslerinden çekip amına attım.
pantolonunun üzerinden amını elliyordum. İkimiz de böyle
birşey anlamıyorduk. Sonunda fermuarını açtı ve elimi
içeri sokmamı emretti. Gerizekalının göbeğinden amına
ulaşmak imkansızdı. Ben de ilk defa olduğundan am
sanıyordum yağlarını. "Aşağı,
aşağı!" komutları beni rezil bir duruma sokmuştu.
Neyse ki biraz oturmasını düzeltince, elim amına
erişebildi. Amı çok kıllıydı, iğrenmiştim.
Bana tarif ettiği biçimde amına dokunmalarım devam ediyordu.
Zevk sıvısı vıcık vıcık etmişti
amını. "Sen azmışsın!" dediğimde, Aysu
böyle az zevk aldığını söyledi. Ben de, "Ah şimdi
evde olcaktık ki, domaltırdım seni, götünden sikerdim!"
dedim. "Alamam!" dedi. "Alırsın, koca götün var, benim
sikim ufak!" dedim. Bu tartışma esnasında bana
kızlık zarının yerini tarif etti ve "Sakın
parmağını daha fazla içeri kaydırma,
kızlığımı bozarsan evlenmek zorunda
kalırız!" dedi. Ben de, "Sorun değil, böyle azgın
bir karım olsun isterim!" dedim, yalandı tabiiki de. O da aklınca
beni beğenmiyordu. Gerçi üstüme kalsa da umrumda olmazdı, bir doktor
kaç bin lira maaş alıyor neticede, özgürce aldatabilirdim de.
Neyse, ben
amını okşuyor, parmağımı içine biraz sokuyordum. Aysu
sikime yaptığı muameleyi çoktan yarıda kesmiş, kendi
zevkinin tadını çıkarıyordu. Bense buna bozulmama
rağmen ses çıkaramıyordum. İşimi iyi yapmış
olmalıyım ki, "Elini biraz daha aşağı
getir!" dedi ve göt deliğine götürdü elimi. İğrençti, ama
azmıştım bir kere, napabilirdim ki. Yavaşca
parmağımı götüne sokmamı emretti. Ben daha
parmağımı ilk boğumuna kadar sokmadan, "Çıkar,
acıdı!" dedi. Aklınca cehaletimden faydalanıp dümen
yapıyordu bana orospu. Sinema çıkışı tuvalete gitti.
Tuvaletten geldiğinde, "Külodum kan olmuş, herhalde
tırnağından olsa gerek. Kızlığıma
birşey olduysa beni bırakır mısın?" dedi. Alttan
mesaj veriyordu bana. Ben de, "Ben öyle biri değilim!"
gibisinden Palavraları sıkıyordum. Sinemadan sonra
acıktığını söyledi ve Hamburgerciye gittik.
Birşeyler yedik, kalktık. Geri yurda gidecektik.
Durağa
doğru giderken birden yağmur bastırdı.
Sırılsıklam ıslanmıştık. Sokaktaki 3-5
kişi de sağa sola dağılmıştı. Biz de daha
fazla ıslanmamak için biraz ilerideki bir dükkanın önüne kaçtık.
Saat 21:00 dedi mi, sokaklar bomboş olurdu ve yağmurdan da
dolayı kimse yoktu. Biraz sonra yaklaşan Lüx bir araç farkettik. Araç
tam önümüzde durdu ve camını açtı. İçinde düzgün giyimli,
35 yaşlarında bir adam vardı. Adam, "Öğrencisiniz
galiba? Yurda gidecekseniz, yolumun üstü, bırakayım sizi!" dedi.
Bana kalsa tereddütsüz hayır derdim, ama Aysu'ya baktım. Aysu da,
"Yeterince ıslandık zaten, binelim!" deyince, ben de
okeylemek zorunda kaldım. Aysu orospusu hemen öne bindi. Aslında
erkek olarak benim öne binmem lazımdı, ama neyse. Aysu hapşurup
duruyordu. "Çok üşüdüm!" deyince, adam kaloriferi açtı ve
sohbet başladı. Arabanın içi ısınınca Aysu montunu
çıkardı. Orospu göğüs dekoltesiyle adama resmen ziyafet
sunuyordu, üstelik yağmur göğüslerini iyice
belirginleştirmişti. Adamın rengi hafif
değişmişti. Ben ise saçlarımı kurutmanın
derdindeydim.
Adam
sigarasının bittiğini, mahsuru yoksa önce Büfeye uğramak
istediğini söylediğinde, okeyledik. Büfenin önüne geldiğimizde,
adam, "Gençler, ben kendime bira da alacağım, isterseniz size de
alayım?" diye sordu. Ben alkol kullanmadığımı
söyledim, ama Aysu, "Aslında iyi olur, içimiz
ısınır!" dedi. Adam 3 büyük bira alıp gelmişti.
Ben adama, araba kullanırken alkol içmemesi gerektiğini söyledim.
Adam, "Haklısın delikanlı! İsterseniz, ilerde güzel
bir yer var, orada yarım saat mola verelim. Hem biralarımızı
içeriz, hem de az sohbet ederiz. Ne dersiniz gençler?" dedi. Ben
artık karışmıyordum, sohbetin dışında
kalmıştım. Söz tamamen Aysu'daydı ve "Tamam!"
dedi. Gözleri ışıldıyordu oruspunun, adamın içine
düşecekti nerdeyse. Adam arabayı tenha bir yere çekti. Sonra da
kendini tanıttı. İsmi Serdar imiş. İş adamıymış.
Zaten böyle Lüx bir araba ancak böyle insanlarda olurdu. Neyse, Serdar
anlattıkça, Aysu Serdar'ın gözlerinin içine bakıyor, mest
oluyordu. Neyse ki Serdar iş muhabbetlerine fazla girmedi. Hangi bölümde
okuduğumuzu falan sordu. Biz de bölümlerimizi, sınıflarımızı
falan söyleyip, tanıştık. Sohbet devam ediyordu.
Bu arada bunlar
birer bira devirmişti bile. Ama Aysu salağı herhalde
hayatında ilk defa içiyordu ki, bir tane birayla konuşması
yamulmaya başlamıştı bile. Merak ettiğim şey ise,
3. birayı kim içecekti? Serdar 3. birayı kibarca Aysu'ya teklif etti.
Aysu da, "Yeterince içtim!" dedi. Serdar ısrar edince, Aysu,
"Birlikte içersek, olur!" dedi. Şişelere bölüştürecek
değillerdi ya, Serdar önce Aysu'ya uzattı şişeyi. Aysu bir
iki yudum aldıktan sonra, şişeyi kuduruk bir şekilde
yalamaya başladı. Resmen yarak yalar gibi yapıyordu. Serdar
şaşırmıştı. Aysu sonra uzattı
şişeyi Serdar'a, Serdar bir yudum aldı ve geri verdi. Aysu
artık kendini aşmıştı diyebilirim. Orospu,
ağzının kenarından kaçan damlaları
parmağıyla ağzına götürüp, Serdar'a bakarak
parmağını emiyordu. Serdar ise beni unutmuş, tamamen Aysu'ya
odaklanmıştı. Aysu birden, "Ooo, kimler varmış
burda!" deyip, Serdar'ın önüne elini attı. Sanırım Aysu'nun
şişe yalaması Serdar'ı azdırmış ve sikini
kaldırmıştı. Serdar artık kendini kontrol edemiyordu,
bana baktı ve benim ses çıkarmadığımı görünce, Aysu'nun
dudaklarına yumuldu ve yiyişmeye başladılar.
Aysu hiç vakit
kaybetmeden Serdar'ın fermuarını açtı, sikini
çıkarıp hemen saksoya başladı. Biraz sonra Serdar bana,
"Biz de arkaya geliyoruz!" dedi, ben de kapıyı açtım. Aysu'yu
arkaya aldık. Etrafta kimseler yoktu, zaten olsada göremezlerdi zaten,
arabanın camları siyahtı. Neyse, Aysu Serdar'a sakso çekmeye
devam ederken, biz de bir yandan Aysu'yu soymaya başladık. Birkaç
dakika içerisinde Aysu çırılçıplak kaldı. Serdar Aysu'nun
iri memelerini kemirirken, benim de sikim çoktan kalkmıştı.
Serdar Aysu'nun götünü yoğurup, çantasında krem olup
olmadığını sordu. Herhalde götünü sikmeyi düşünüyordu.
Aysu, "Var!" deyince, Sedar benden kremi almamı istedi.
Uzanıp alacaktım ki, Aysu'nun koca götünden öne uzanamadım,
mecburen arabadan indim, önden kremi alıp geldim. Serdar Aysu'ya,
"Bakire misin? Bakireysen götten sikecem!" dedi. Aysu,
"Hayır, değilim!" deyince, ben şoka uğradım
resmen. Adi kaltak, demek bana yalan söylemişti. Serdar da, "Tamam, o
zaman tombul amını sikecem!" dedi.
Aysu'nun
amının suları ta bacaklarına akıyordu. Serdar Aysu'yu
kucağına alıp, alttan amına pompalamaya başladı.
Bense şaşkın şaşkın izliyordum ki, Serdar bana
(Sen de götüne sok!) der gibi işaret yaptı. Ben kremi Aysu'nun göt
deliğine sürmeye başlamıştım ki, Aysu niyetimizi
anladı ve "Olmaz!" deyip, Serdar'ın kucağından
kalkmaya çalıştı. Serdar ise iki koluyla Aysu'yu
sımsıkı sarmaladı ve bana, "Çabuk!" dedi. Ben de
hemen yarağımı kremledim ve Aysu'nun götüne bastırdım.
Sikimin başını sokmuştum ki, Aysu
çığlığı bastı. Serdar, benim Aysu'nun götüne
rahat girebilmem için seri pompalamaya ara vermişti. Ancak mümkünü yoktu,
çok bağırıyordu Aysu. Serdar Aysu'nun dudaklarına yumuldu,
ben de hemen kökledim. Götünün deliği sikimi mengene gibi
sıkıyordu. Ben içinde beklerken, Serdar alttan hareketlendi ve
"Hadi delikanlı, sik şu tombul kaltağın götünü!"
dedi. Artık kimse durduramazdı beni, Aysu'nun götüne sert
şaplaklar atıp, pompalamaya başladım. Aysu ilkin
ağlıyordu, ama Serdar'ın memelerini ve boynunu kemirmesiyle az
da olsa yumuşamıştı. Artık, "Ahhh!" yerine,
"Ohhh, sikin beni!" sesleri çınlıyordu arabada. Aysu'yu
tost yapmış, aramızda resmen eziyorduk...
Bir süre bu
şekilde siktikten sonra, Serdar, "Şu götün tadına az da ben
bakayım!" dedi. "Tamam!" dedim. Sikimi Aysu'nun götünden
çıkarınca 'Zort!' diye bir osuruk geldi. Aysu'nun götdeliği
yavaşça tekrar kapandı. Ben oturdum koltuğa, Serdar da
çıktı Aysu'nun amından ve Aysu'yu benim yarağa bindirdi.
Ohhh, böyle birşey olamazdı, şişko da olsa ilk defa sikim
bir ama girmişti! Serdar da götüne soksun diye, ben altta
kımıldamadan duruyordum. Ama Serdar, "Uff, göte bak be!"
diyerek, Aysu'nun götdeliğini yalamaya başladı. Sonra birden
Serdar'ın dili benim taşaklarda gezinmeye başlayınca,
irkildim, nerdeyse boşalacaktım. Ben, "Geliyorum, kalk!"
diyerek Aysu'yu kaldırıyordum ki, Serdar Aysu'nun omuzlarından
bastırdı ve içine boşalmak zorunda kaldım. Aysu,
"Naaptın yaa, hamile kalacam!" diye ağlamaya
başladı. Serdar da, "Korkma, birşey olmaz!" dedi.
Serdar
omuzlarını bastırmayı bırakınca, Aysu
yarağımdan indi. Serdar da hemen Aysu'yu sırtüstü
yatırıp, amını yalamaya başladı. Ama Aysu'nun
amıyla birlikte, resmen amından süzülen döllerimi de yalıyordu.
Bu manzara sikimin yeniden sertleşmesine sebep oldu. Serdar am yalarken,
ben de kalkmış yarağımı Aysu'nun ağzına
verdim. Serdar bu işlerde tecrübeliydi, amını yalayarak
kudurtmuştu Aysu'yu. Aysu amının yalanmasından
aldığı zevkle, benim yarağımı daha
iştahlı yalıyordu. Serdar sonra Aysu'yu yeniden domalttı,
yarağını Aysu'nun götüne yaslayıp, bir seferde kökledi. Aysu,
önce, "Ahhh!" diye bağırdı, ama Serdar götüne seri bir
şekilde pomplamaya başlayınca, "Ohh, sikin beni!" diye
inledi. Ben de elimi amına attım, amından halen döllerim
süzülüyordu. Aysu yarağımı tekrar ağzına aldı,
kudurmuş gibi sakso çekiyordu. Sonunda Serdar böğürerek Aysu'nun
götüne boşalınca, ben de fazla dayanamadım ve Aysu'nun
ağzına boşaldım...
Biraz kendimize
gelince toparlandık. Serdar bir sigara yakıp Aysu'ya verdi, bir tane
de kendine yaktı. Ben sigara da içmiyordum. İkisi birden içince, Lüx
arabanın içi bir anda duman dolmuştu. Öksürmeye başladım.
Temiz hava almak için camı araladığımda, ikisi birden bana
güldüler. Sedar, "Aferin delikanlı, seni takdir ediyorum!
Sikişirken iyi bir performans sergilemek istiyorsan, alkol ve sigara hiç
iyi değil!" dedi. Sigaraları bitince arabayı
çalıştırdı ve yurdun yolunu tuttuk. Kız yurdunun önüne
geldiğimizde, Serdar Aysu'ya, "Merak etme, hamile kalmazsın,
kalırsan da Jinekolog arkadaşım var,
aldırırız!" dedi. Aysu, "Jinekoloğa gerek yok,
ilacı da var bunun, ama biraz pahalı!" dedi. Bunun üzerine Serdar
cüzdanını çıkardı ve Aysu'ya 500 Lira uzattı. Aysu
orospusu parayı görünce sevincinden uçtu resmen.
Aysu arabadan
indikten sonra, Serdar bana da bir miktar para uzattı, ama ben kabül
etmedim. Almam için ısrar etti, "Oğlum öğrencisin, yüzsüz
olacaksın, biz de zamanında öğrencilik yaşadık, halden
anlarız!" diyerek zorla elime tutuşturdu. Parayı cebime
koyarken baktım ki, bana tam 1.000 Lira vermişti. Bu para benim en az
3 ay işimi görürdü. Ben arabadan inerken, "Haa, şunu da al, bir
ihtiyacın falan olursa, çekinme ara!" diyerek, bir de kartvizitini
verdi. Vedalaşıp, gaza bastı ve hızla uzaklaştı!
[Samet]
|