|
Genç Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Analdan! (11) (Orhan 29 Y., Adapazarı)
Arkasında
yerimi aldım hemen. Kalbim heyecanla atıyordu.
Başparmaklarımla göt deliğini ayırdım. Minik siyah
kılların süslediği delik açılırken içinin pembe ile
kırmızı arası yarığı da ortaya
çıktı. Yarağımın kafasını tuttum ve
yavaşça bastırmaya başladım. Bebek yağının
kayganlığı henüz kaybolmamıştı, o nedenle
kaynanamdan herhangi bir itiraz ya da ıkınma gelmedi.
Yarağımın kafası yavaşça içine girip kayboldu. Kaynanam
başını yana çevirip, "Girdi mi?" diye sordu. Dizlerini ve
ellerini var gücüyle bastırmıştı yatağa. Benden daha
heyecanlıydı. Beyaz ve dolgun göt yanakları gerim gerim
geriniyor, belinin yağlı etleri oynuyordu.
"Kafası
girdi, biraz böyle git gel yapıp alıştırayım!" dedim
sorusuna karşılık. Yarağımın kafasını
göt deliğinin içinde ileri geri oynatmaya başladım. Birkaç
santimlik giriş çıkışlar deliğin ağzını
yavaş yavaş açıp genişletirken yarağımın
gövdesini de kolayca içine alabilecekti böylece. Kaynanam yan tarafa
başını çevirip bakmaya çalışıyordu sürekli. Göt
yanaklarını sıkıyordum heyecanla. Dizlerimin üzerinde
kendimi ileri geri oynattıkça yarağımın gidiş
gelişleri deliği yavaş yavaş açmaya
başlamıştı şimdi. "Götün açılmaya
başladı!" dedim keyifle. Biraz daha bastırmaya
başladım. Kaynanam hafifçe, "Ihhh!" diye ıkınırken, "Korkma,
kasma kendini!" dedim sakinleştirmeye çalışarak. "Yavaş ol!"
dedi karşılığında.
42
yaşında ilk defa götünden sikiliyordu, yaşadığı
heyecan çok fazlaydı bu yüzden. Kaynanamın göt deliği
sıkıydı, yarağımın kafasına ve yavaş
yavaş girmeye başlayan gövdesine basınç yapıyordu, ama bu
amının genişliğinden daha fazla zevk veriyordu elbette.
Kalp atışlarım hızlanıyordu gitgide. Götüne daha
hızlı ve sert şekilde bastırmaya başladım.
Deliğin ilk andaki gerginliği de kayboluyordu böylece.
Yarağım
gitgide içine girip kaybolmaya başladığında kaynanam
başını çevirip, "Orhan yavaş, kurban olayım
yavaşş, ayyyy, ıhhh, ımmm!" diye inlenip söylendi.
Elleriyle yatağın çarşafını sıkıyordu tüm
gücüyle. "Tamam!" diyerek bekledim, biraz acele etmiştim belki de. Kumral
saçlarını savurdu sağdan sola, dudaklarını
ısırıp derin derin nefes aldı. Dolgun göt yanakları
kaskatı kesildi önce, ardından serbest bıraktı. Bir süre
öylece kaldıktan sonra, "Tamam, şimdi yap ama yavaş yavaş!"
deyince, "Tamam aşkım!" diyerek yeniden yüklendim götüne.
Birkaç saniyenin
ardından kaynanamın götü sanki içine basınçla hava tutulmuş
gibi birden açılınca yarağım kaşla göz arasında
götüne giriverdi boydan boya. O an, "Ayyyy, ahhhh!" diyerek derin ve acı
dolu bir çığlık yayıldı dudaklarından odaya.
Çarşafı sıkan elleri kıpkırmızı olmuştu.
Saçlarını sağa sola savurup duruyordu. Bir şey demese de
yarağımı çıkardım götünden. Deliğin
ağzı genişlemişti, kaynanamın kendini kasması
nedeniyle ufak ufak oynuyor, açılıp genişliyordu. Minik
kılların bitiminden itibaren götünün
kızıllığı açığa çıkmıştı
epeyce. Çarşafı sıkan sağ elini ağzına atıp
ısırdı bir zaman.
Başparmaklarımla
deliğin ağzına baskı uygulayıp masaj yapar gibi
ovalamaya başladım. "Rahat ol, kasma, kendini gevşek bırak,
bu kadar korkmana gerek yok!" dediğimde, "O zaman sen gel buraya, yer
değiştirelim!" dedi öfkeyle. Normalde beni epey sinirlendirecek bir
laf etmişti, ama içinde olduğu duruma verip ses etmedim. Küçük masaj
seansının ardından yeniden bastırmaya başladım
yarağımı. Öncekinden daha kolay şekilde girdi. Birkaç
saniyelik bekleyişten sonra bastırmaya devam ettim. Göt deliği
yavaş yavaş açılırken yarağım gözden kayboluyordu
yine. Ancak kaynanamın acısı azalmıştı,
ağzına götürdüğü elini yeniden çarşafa attı. Birkaç
kez ıkındıktan sonra yarağım epeyce giriverdi götüne,
o zaman daha fazla sokmama gerek olmadığını düşünüp
git gel yapmaya başladım.
Büyük bir keyif
alıyordum. 42 yaşındaki, genç kızlara taş
çıkartan kaynanamın götünü sikiyordum. Karımın benden
esirgediği mutluluğu annesinden alıyordum. Gözlerim kapalı
halde göt yanaklarını sıkarak götünü sikerken mutluluktan havaya
uçacaktım. Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi atıyor,
vücuduma ve yarağıma durmadan kan pompalıyordu. Gözlerimi
açtım. Kaynanam sanki zevk alıyormuş gibi götünü oynatmaya,
çalkalamaya başlamıştı. Götünü yarağıma bastırıyordu
ufak ufak. Ellerinden aldığı destekle kendini bana
yasladıkça yarağım götüne daha da giriyordu.
"Zevk mi
aldın aşkım, hoşuna gitti mi?" dediğimde yanıt
vermek yerine kendinden geçmiş gibi inleyerek sesler çıkardı. O
zaman daha hızlı ve sert şekilde bastırmaya götünü sikmeye
başladım. Kaynanamın göt deliği tüm cömertliğiyle
yarağımı içine alıyordu şimdi. Nerdeyse
kafasından köküne kadar girip çıkıyordu. Götünü oynatmayı, kendini
bana yaslamayı bitirdi bunun üzerine. Ancak inlemeleri son sürat devam
ediyordu. Kumral saçları bir sağa bir sola savruluyor, havada
daireler çizip rüzgar oluşturuyordu durmadan.
Pompaladıkça
sert göt yanakları löpürdemeye başlamıştı.
Sertleşip şişen taşaklarım alttan amının
etten duvarlarına vuruyordu. Benim gibi kaynanamın da zevk
aldığına emindim, götünden sikilmekten keyif alıyordu. Göt
sikmenin heyecanı ve zevki uzun bir sikişme
olmayacağını göstermişti. Saniyeler ilerlerken
boşalmaya yaklaşıyordum. Kaynanam da yorulmuş olacak ki
ellerini iki yana iyice açtı önce ardından da yüzünü
yastığa dayadı. Belini iyice eğerek bacaklarını
iki yana ayırdı. İdeal domalma pozisyonuna gelmişti
böylece. Görüntünün güzelliği heyecanımı daha da
artırırken tüm gücümle pompalamaya başladım.
Her yanım
uyuşuyordu, vücudumdaki tüm kaslara sanki iğne
batırılıyormuş gibiydi. Yarağım kaynanamın
götüne sanki amına girip çıkıyormuş gibi büyük bir
hızla girip çıkıyordu artık. Göt deliği
açılacağı kadar açılmış genişlemişti.
Taşaklarımın amına ve kasıklarına
vuruşlarından sesler gelmeye başlamış, tok ve
yoğun 'Şop şop şop!' sesleri odaya yayılır
olmuştu. Kaynanamın götü ilk denemede sınıfı
geçmişti. Sonunda kendimi kaybedercesine boşalmaya
başladım. Döllerim göt deliğini doldururken gidip gelmeye devam
ettim.
Harika,
inanılmaz bir zevk yaşamıştım. Kaynanam bana en gizli
hazinesini sunmuştu. Kaynanamdan mırıltılara benzeyen
sesler geliyordu. Boşalmam biterken abandım götüne, yasladım
yarağımı en dibine kadar. Tek bir döl damlasını bile
ziyan etmek istemiyor, götüne akıtmak istiyordum. Kaynanam
ağırlığıma daha fazla dayanamayıp kendini serbest
bıraktı, bacaklarını uzatırken yüzüstü
uzanmış duruma geldi. Başını gömdüğü
yastıktan kaldırır gibi oldu ama buna gücü yetmedi.
Yarağım
götünde olduğu halde üzerine uzandım, benim de kalkacak,
doğrulacak gücüm kalmamıştı. Terlemiş ve
kızarmış yanaklarını, boynunu öpüp, "Bitirdin beni!"
dedim. Kaynanamdan ses gelmedi önce, ama sonra, "Bittiysen kalk, çöktün üstüme
öküz gibi!" dedi kızmış gibi. Yavaşça doğruldum,
yarağım götünden çıkarken göreceğim manzarayı merak
ediyordum. Döllerim deliğin içini doldurmuş, dışa
taşmıştı. Göt deliği epey açılmış,
genişlemiş haldeydi. Ağzı da kızarmıştı
epeyce, kasıkları ve göt yanakları da kızarmadan nasibini
almıştı. Döllerle kaplı yarağım da
kızarmıştı aynı zamanda.
Yataktan inip
banyoya geçtim. Zorlukla çişimi yapıp duşakabine geçtim.
Sıcak suyun altında bir süre kalıp yarağımı ve
kasıklarımı sabunlayıp yıkadım. Yatak
odasına döndüğümde kaynanam aynı şekilde yatıyordu,
içi geçmişti sanki. Yanına uzanıp saçlarını
okşadım, yanağından öptüm. Gözlerini açıp
sırtüstü döndü. "Beklediğin kadar canın yanmadı değil
mi?" diye sorduğumda, "Yok, yanmadı!" dedi saçlarımı
okşayarak. "Harika bir kadınsın!" dedim ve ardından
çıplak memelerine başımı koydum. Her nefes
alışverişinde göğsüyle beraber başım da kalkıp
iniyordu.
Hafif tüylü ayva
göbeğini okşadım. İkinci bir posta için kendimi hazır
hissetsem de kaynanam benim gibi düşünmüyordu. "Bu günlük yeter!" dedikten
sonra doğrulup kalktı. Banyoya geçerken ben de sırtüstü
uzandım. Aldığım keyfin etkisiyle gözlerimi kapadım.
Kaynanam birkaç dakika sonra çıktı banyodan ve kıyafetlerini
giyinmeye başladı. "Buzlukta et varmış, Arzu yemek
yapmanı istedi!" dediğimde, "Tamam, ben bakarım, konuşurum
onunla!" diyerek giyindikten sonra çıktı odadan. İnce
battaniyeyi üstüme çekip uykuya daldım...
Uyandığımda
saat 15:00 olmak üzereydi. İçerden ses seda gelmiyordu. Kalkıp
giyindim, mutfağa geçtim. Kaynanam yemeği yapmıştı,
ocağın üstündeki tencerenin altı kısık şekilde yanıyordu.
Salona geçtim, kanepeye uzanmış yatıyordu. Sağ tarafına
yatmış, yüzünü çekyatın sırtına dönmüştü. Götü
mavi eteğinin altında çıkıntı yapmıştı.
Yanağına bir öpücük kondurduğumda korkuyla kalktı, sanki
kötü bir rüya görmüştü. "Bir şey yok, korkma, benim!" dedim. Elinden
tutup kalkmasına yardım ettim. Saati sorduktan sonra, "Ben şu
yemeğe bakayım!" diyerek mutfağa geçti.
Balkona
çıkıp sigara yaktım. Harika bir göt sikmiş ama keyif
sigarası içmemiştim henüz. Derin nefesler çeke çeke içtim
sigaramı ve içeri döndüm. Kaynanam, "Yemek olmuş,
acıktıysan koyayım bir tabak!" deyince, "Beraber yiyelim!"
dedim. Mutfak masasında yaptığı nefis türlüyü afiyetle
yerken havadan sudan, Tufan'ın askerliğinden, Arzu ve çocuklardan
konuştuk. Ancak tüm bu konuşmalara rağmen benim aklımda
ikinci bir sikişmenin hayali vardı.
Bulaşıkları
lavaboda yıkarken arkasından yanaşıp sarıldım
beline. "Yapma Orhan!" dedi, ama istemem yan cebime koy şeklinde
söylemişti bunu. Gülüyordu, söylerken. Yarağımı götüne
yasladım ve sürtmeye başladım. Yukarı aşağı,
sağa sola oynuyordu yarağım göt yarığının
üzerinde. Mutfağın balkon kapısı açıktı ve hafif
bir esinti uzun tülün altından içeri giriyordu. Görünme durumumuz yoktu
ancak yine de, "Şu kapıyı kapat bari!" diyen sözleri üzerine
kapattım kapıyı ve tülle beyaz güneşliği çektim.
Yeniden
arkasına geçtim. Bulaşıkları durularken
yarağımı götüne sürtmeye başladım yine, bir yandan da
ellerimi memelerine atmıştım. Kaynanam da en az benim kadar
azmış ve istekliydi. Yanaklarını ve boynunu öperken
başını çevirip dudaklarımdan öptü ıslak ıslak.
"Bırak şimdi şunları!" dedim ve musluğu
kapatmasını istedim. Musluğu kapatırken
eşofmanımı ve külotumu indirdim. Sertleşip
dikleşmiş yarağımı eteğinin üstünden götüne
bastırdım. O an, "Immm!" diye sıcak bir inilti çıktı
dudaklarının arasından. Memelerindeki ellerimi tuttu
sıkıca. Beli lastikli ince penye eteğin altındaki dolgun
götünü yarağımda hissettikçe azgınlığım her geçen
saniye artıyor, çoğalıyordu.
Gömleğinin
düğmelerini açmaya başlarken o da bana yardım edip alttaki
düğmelerini açtı. Elimi sutyenin altına sokup memelerini
hoyratça sıkmaya ve yoğurmaya başladım. Kaynanamın
iniltilerine benimkiler de karışmıştı artık.
Mutfakta ayakta birbirimizi sikişmeden tatmin ediyorduk. Derken kaynanam
ellerini indirip eteğini ve külotunu indirdi kalçalarına.
Yarağım artık arada eteği ve külotu olmadan götünün
yarığına girip çıkıyordu. Bacaklarımı iki
yana açtım, belimi ve götümü oynatarak yarağımı
gezdiriyordum üzerinde. Ellerimse memelerini sıkıp yoğurmaya
devam ediyordu. Etli uçlarını parmak uçlarımla
sıkıyordum. Kaynanam da aldığı zevkin etkisiyle götünü
yaslıyordu bana.
Yanaklarını
öpüyor, boynunu emiyor, vakumluyordum. Desenli türbanıyla
başını arkadan bağlamıştı, çekip açtım
türbanı ve sandalyenin üstüne attım. Saçlarını
okşadım uzun uzun. Çıplak boynunu daha çok emdim. Kaynanam
gözlerini kapatmış halde inliyor, memelerindeki ellerimi tutmuş
okşuyordu.
Ondan domalmasını
istedim. Ellerini tezgaha koyarak domalırken kalçalarındaki
eteğiyle külotunu indirdim. Ardından ben de soyundum. Arkasında
dizlerimin üstüne çöktüm. Kaynanam bacaklarını açarken
amının pembe ayrık dudaklarını emmeye
başladım. İlk anda kendini kastı, kasıkları
sertleşirken sonrasında gevşedi. Amının dudakları
dilimin ucunda, dudaklarımın üzerinde geziniyor ve kaynanamı
zevk denizinde bir yolculuğa çıkarıyordu.
Parmaklarımla
ayırdığım göt deliğini dillemeye başladım
daha sonra. Deliğin ağzına yaptığım küçük
dokunuşlar kaynanamı daha da zevke getiriyor, "Imm, Orhannn,
aşkımmm!" şeklindeki fısıltılı iniltileri de
artıyordu. Dilimi bir götünde bir amında götürüp getiriyor, am
dudaklarını üstüne dondurma sürülmüş gibi yalıyordum.
Götünden sonra amını ayırdım, içinin ıslak ve derin
boşluğuna soktum dilimi. Kaynanamın sıcacık
amının kokusunu çektim içime. Yağlanmış gibi kaygan
amından akan zevk sıvısı dilimi ve dudaklarımı
ıslatırken suya hasret çöl bedevisi gibi içtim onu. Götünü
siktiğim zamankinden daha büyük bir zevk alıyordum. Aynı
şekilde kaynanam da zevkin doruklarına çıkmıştı.
Götünü iyice çıkıntı yapacak şekilde eğmişti.
Yüzümü götünün
yarığına sürtüyordum. Sakallarımın götünün yarığına
batması onu daha da zevklendiriyordu. Yüzümü sağa sola
oynatıyor, göt yarığının sıkı etlerini
ısırıyor, çikolata gibi "Ham!" yapıyordum.
Yarağım kasıklarımın arasında
sertleşmiş, dimdik olmuştu çoktan, ama aldığım
zevk öylesine yoğundu ki, amına ya da götüne girmek istemiyordum.
Kaynanamdan da (Hadi sik artık!) diye bir istek gelmemişti henüz. O
zaman aklıma bir çılgınlık geldi ve kalkıp
buzdolabının kapısını açtım. Alttaki
sebzeliğin çekmecesini açarken, kaynanam, "Gelsene, ne yapıyorsun?"
diye sordu merakla. Bir an önce kaldığım yerden devam etmemi
istiyordu, oysa benim aklımdaki başka bir şeydi.
Aradığım
şeyi sonunda buldum. Yemyeşil, uzun ve kalın, hafiften de
kavisli bir salatalıktı bu. Dolabın kapısını
kapatırken elimdeki salatalığa bakıp, "Ne yapacaksın onu?"
diye sordu merakla. "Götüne sokacam!" dediğimde yüzünün şekli
değişti. Meraklı bakışları eşliğinde
salatalığı musluğu açıp bir güzel yıkadım.
Ucundaki ince püskülleri koparıp temizledim.
Kaynanam, "Orhan
delirdin mi, olur mu öyle şey!" derken, "Merak etme, çok zevk
alacaksın!" dedim ve yeniden arkasına geçtim. Onu zevke getirmek için
amını ve göt deliğini bir süre daha dilleyip yaladım ve
emdim. Ardından da salatalığı göt deliğinin
ağzında gezdirdim bir süre. Kaynanam ses çıkartmıyor, ama
ne yapacağımı da merak ediyordu. Salatalığı
dibinden tutarak bastırdığımda kaynanamın göt
deliği açıldı ve salatalık birkaç santim girdi içine. O
haldeyken sağa sola çevirdim bir süre. Hafiften ıkınır gibi
yaptı ama daha fazla ses çıkartmadı. Sonrasında yeniden
bastırmaya başladığımda, "Ayyy!" diye küçük bir
çığlık attı.
"Acıdı
mı?" diye sorduğumda, "Yok da, soğukmuş!" dedi gülerek.
Gerçekten de salatalık soğuktu, ama sonuçta kaynanamın
hoşuna gitmişti. Salatalık en az yarağım kadar
kalındı. Kaynanamın göt deliğinin açılıp genişlemesini
izledikçe şaşkınlığım artıyordu.
Yarağımı sokarken bu kadar
şaşırmamıştım. Başını yana
çevirmiş, o da olanları izlemeye çalışıyordu.
Belini biraz
indirip bacaklarını açmasını istedim. Dediğimi
yaparken salatalık nerdeyse 10 santim kadar girmişti götüne. İki
parmağımdan daha kalındı. Ancak kaynanamın götü hiç
sıkıntısız almıştı onu içine. O haldeyken
sağa sola çevirdim, içine sokup çıkardım. Zorladıkça
salatalık daha da giriyordu, ama kaynanamın ıkınıp
durmaları nedeniyle tutmakta zorlanıyordum. O zaman o
şekildeyken götürüp getirmeye başladım.
Salatalığın her girip çıkması ile beraber göt
deliğinin çeperleri açılıp genişliyor, deliğin
etrafındaki kıllar oynuyordu.
Kaynanamdan zevkli
iniltiler çıkarken sol başparmağımı amına sokmaya
başladım. Salatalıkla götünü, parmağımla
amını doldurmuştum ve kaynanamın buna tepkisi nefesi
kesilecekmiş gibi inlemek oldu. Göt yanakları sertleşip
katılaştı, ardından eski haline döndü. Gerçi eski hali bile
yaşıtı kadınlara göre sert kalıyordu. Amı
vıcık vıcık olmuş, yağlı zevk
sıvısını küçük bir çeşme gibi akıtmaya
başlamıştı. Sağ elim salatalığı
tutuyor, sol elimin parmakları sırayla amına girip
çıkıyordu. Aralarda amının pembe kalın
dudaklarını ısırıp emiyordum. Böyle bir şeyi
Arzu'yla bile yapmamıştım. Kaynanamın da hayatında
böyle bir deneyimi olmamıştı.
Derinden gelen
hırıltılı inlemeler eşliğinde vücudu gittikçe
sarsılmaya, kasılmaya başladı. Sağ elini alttan
amına atmış ovalıyordu. Kaynanamın gözlerimin önünde
ıslığı andıran iniltileri devam ederken
boşalmasını mutlulukla izliyordum. Dolgun beyaz vücudunun
titreyişleri, ayak uçları üzerinde adeta bale yapar gibi
çırpınışlarını gördükçe
yaptığımdan daha bir keyif alıp gurur duydum.
Yarağım
patlayacak noktaya gelene kadar kendimi tutmuş, kasmıştım
ama artık bekleyecek takatim kalmamıştı. Doğruldum ve
yarağımın ıslanmış kafasını tutup
ayrık duran ve zevkten ıslak bir süngere dönmüş amına
soktum. Yarağım yağlı amında ilerlerken
salatalığı da götünde tutmaya devam ediyordum. Kaynanamın
iki deliğini de doldurmuştum. Yaşadığı tarifsiz
zevk ve mutluluk şimdi iki katına çıkmıştı.
Amında gidip gelmeye devam ederken salatalığı götüne
olabildiğince sokup o şekilde bıraktım. Göt yanaklarından
kavradım sıkıca ve sertçe pompalamaya başladım.
'Şop şop
şop!' sesleri mutfağın içinde çınlıyordu. Kaynanam
elleri tezgahta gözlerini kapatmış, dudaklarını emer
vaziyette şarkı söyler gibi inliyordu. "Ihhhh, ayyyh, ahhhh!" sesleri
değişe değişe ağzından çıkıyordu
sürekli. İri, dolgun memeleri yarak darbelerimle beraber deli gibi
sallanıyordu. Kasıklarım göt yanaklarına,
kasıklarına çarpıyor ve kaynanamın şarkısına
eşlik eden sesler çıkarıyordu. Salatalık götünde sabit
şekilde duruyordu bunlar olurken. Birkaç santim haricinde hepsi
girmişti götüne. Yarağım amında gidip gelirken götündeki
salatalığı hissediyordum sanki.
Ancak bu
muhteşem sikiş seansımız kendimi kontrol edemeyip
boşalmaya başlamamla fazla uzun süremeden bitti.
Yaşadığım zevkin etkisiyle kendimi tutmakta
başarısız olmuştum. Erken bir boşalmaydı benim
için, ama kaynanam için öyle değildi. Aynı anda iki deliğinin
birden doldurulması onu göklere uçurmuş, saniyeler içinde
unutamayacağı orgazmlardan birini yaşamıştı.
Amında bir
süre daha kaldım, son döl damlalarımı da ziyan etmeden
amına akıttım. Amından çıktığımda
kaynanam derin derin nefes alıp verdi. Göt yanakları nar gibi
kızarmıştı. Kasıklarım da öyleydi gerçi. Derken
sıra salatalığa gelmişti. Dışarıda kalan
ucundan tuttum ve yavaşça çektim. Salatalığın kafası
götünden çıkarken kaynanamın göt deliği epey
genişlemiş ve açılmış bir haldeydi. Deliğin
kızıllığı rahatça görünüyordu. Yeşil
salatalığın üzerinde götünün içinde gide gele başka renkler
oluşmuştu.
Salatalığı
yere atıp elinden tuttum ve doğrulmasına yardım ettim.
Yüzünde acı ile gülümseme birden oluşmuştu, "Ayyy, ahhh,
acıdııı!" dedi bu sırada. Baş ve işaret
parmaklarımla halka yapıp, "Götün bu kadar olmuş!"
dediğimde önce inanamadı, ama sonra, "Tövbe tövbe!" diyerek
başını salladı gülerek.
Ondan önce ben
banyoya geçtim. Kasıklarımı ve yarağımı
sabunlayıp yıkadım. Hızlıca terim gitsin diye suyun
altında kalıp çıktım. Kaynanam mutfaktaydı yine ve
yüzü düşmüş bir haldeydi. Önceki gülümsemesi gitmişti. "Ne oldu?"
diye sorduğumda, "Oturamıyorum, kıçım acıyor!" dedi.
"Olur o kadar, geçer, dert etme!" dedim, ama kaynanam pek inanmış
gibi görünmedi. Ona götüne sıcak su tutmasını söylediğimde,
"Gel sen yap, ben yapamam!" diyerek yanıt verdi.
Duşakabinin
içine girip duvardaki musluktan tutunarak domaldı. Bacaklarını
mümkün olduğu kadar açmasını söylediğimde duşakabinin
izin verdiği ölçüde yaptı. Sıcak suyu açtım. Duş
başlığını alıp iyice tazyikli akacak şekilde
ayarladım ve sıcak su gelene kadar bekledikten sonra göt
deliğini parmaklarımla ayırıp suyu tutmaya
başladım. Kaynanamdan, "Ayyy!" diye minik bir çığlık
gelirken sıcak ve tazyikli suyu deliğin içine ve etrafına tuttum
uzun bir süre. Sıcak suyun altında parmaklarımla göt
deliğine masaj yaptım. Sonunda kaynanamdan, "İyi geldi bu!" sözü
gelene kadar kaldım banyoda ve o yıkanırken çıktım.
Harika bir gün
geçirmiştim kaynanam sayesinde. Arzu'nun dışarı çıkması
iyi olmuştu. Saat 16:00'ya geliyordu. Yatağın üstüne çıplak
bir halde uzanmış kaynanamın gelmesini bekledim. Yatak
odasından önce mutfağa geçip giyindi, ardından odaya geldi. Az
önce yaşadıklarımızı unutmuş gibiydi sanki yüz
ifadesine bakılırsa. "İyi misin?" diye sorduğumda, "İyiyim!"
dedi. Makyaj aynasına bakarak türbanını bağladıktan
sonra, "Ben çıkıyorum!" dedi. "Kalsana, akşam ben götürürüm seni!"
dedim, ama kaynanam gitmekte kararlıydı.
Yaşadıklarımızdan sonra Arzu'nun yüzüne bakmakta
zorlanacağını söyleyince kalkıp sarıldım,
yanaklarından öptüm.
"Pişman
mı oldun?" diye sorduğumda, "Bilmiyorum!" dedi donuk bir sesle. Bir
şey söylemek istesem de konuşmama izin vermedi. Vestiyerdeki
feracesini giyinip kalın topuklu siyah ayakkabılarını
geçirdi ayağına. Ben halen çıplaktım. Son bir kez
sarıldım ve dudaklarından öptüm uzun uzun. Feracesi üstünden
götünü avuçlayıp sıktım. Kapının yanındaki çöp
poşetini aldı eline. "Salatalığı attım içine!"
dedi, bunu söylerken gülümseme yayıldı yüzüne. Ruh hali gitgeller
yaşıyordu, ama salatalıktan zevk aldığını da
unutmamıştı.
Elini göğsüme
atıp geri itti beni ve "Sen dur, görünme!" diyerek kapıyı
açıp çıktı. Kapı kapanırken birkaç saniye öylece
kaldım. Ardından odaya geçip hızlıca giyindim. Balkona
çıkıp kaynanamın binadan çıkmasını, elindeki çöp
poşetini ilerideki konteynere atmasını izledim. Sanki benim
balkonda olduğumu sezmiş gibi geriye dönüp baktı kısa bir
süreliğine. Yaşadığı zevki ve mutluluğu o
kısacık bakışında fark ettim. Sonra da beni
azdırmak ister gibi bakireliğini kaybetmiş götünü feracesinin
altında çalkalaya çalkalaya yürüyüp gitti...
[Orhan]
|