|
Genç Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Analdan! (7) (Orhan 29 Y., Adapazarı)
Banyonun köşesinde iki tarafı camlı büyük
bir duşakabin vardı. Beraber girdik içine. Lifi aldım, önce
kalıp sabunla güzelce sabunladım, üzerine bolca şampuan ve duş jelinden sıkıp kaynanamın vücudunu ovaladım.
Aynısını bana yapmasını istediğimde memnuniyetle
yerine getirdi. Ardından saçlarımı şampuanla bir güzel
yıkadı. Kendisi de uzun saçlarını yıkarken Arzu'nun
benim için aldığı bornoza sarınıp yatağa geçtim.
Kaynanam 10 dakika kadar sonra geldi, saçlarını havlu ile
sarmıştı. Üzerinde Arzu'nun bornozu vardı.
"Bu da yumuşacık pamuk
gibiymiş!" dedi kıskanç bir ifade ile. "Arzu almıştı
burada kullanmamız için!" dedim sözlerine karşılık.
Yanıma uzandı. Bir süre birbirimize sarılı halde
kaldıktan sonra kaynanam acıktığını
söyledi. "Sabah da doğru düzgün bir şey
yememiştim, şimdi de yorulunca acıktım!" deyince, "E, ne
yapacağız, çıkıp bir şeyler yiyelim o zaman!" dedim.
"Evde yok mudur bir şeyler?" deyince, "Ne bileyim, kaç zamandır kimse
yoktu evde, var mıdır bir şeyler dolapta bilmiyorum, varsa bile
bayatlamıştır çoktan!" dedim.
"Ben inip bakayım mı?" deyince, "İyi tamam,
mutfağın yerini biliyorsun, sen bakarsın!" dedim yanıt
olarak. Üzerinde bornozla aşağı inerken ben de pencerenin
kanadını üstten açıp perdeyi çektim yine, yatağa
uzandım. Birkaç dakika sonra aşağıdan "Orhaannn, Orhaannn!"
diyen kaynanamın sesini işittim. Merdiven
sahanlığından seslendim, "Ne oldu?" diye. "Makarna buldum, bunu
pişireyim mi, yer misin?" deyince, "Olur,
istiyorsan yap!" dedim. "Tamam, ben yapınca haber veririm!" dediğinde
yeniden yatağa dönüp gözlerimi kapadım.
Yarım saat kadar sonra kaynanamın dürtmesi ile
uyandım. Üzerinde Arzu'nun pembe renkli mini şortu ve atleti
vardı. Minicik paçalı şortu ve ip askılı atletiyle
gülerek bakıyordu bana. "Bunu nerden buldun?" dediğimde, "Dolaba
baktım, orada buldum!" dedi eliyle göstererek. Ardından da, "Arzu'nun mu bu?" diye sordu. "Evet, onun!" deyince "kızım böyle şeyler
giyer miymiş benim, ufacık bu be insanın götü açıkta
kalıyor!" dedi ve arkasını döndü. Gerçekten de minicik şort
dolgun göt yanaklarını kapatamamıştı
bile.
İp askılı atleti de şişkin memelerini
örtmekte yetersiz kalıyordu. Memelerinin derin çatalı ortadaydı.
Hareket ettikçe memeleri bir aşağı bir yukarı oynuyordu.
Gülerek, "Giyer giyer, başka acayip şeyler de
giyer senin kızın!" dediğimde yine
kıskandığını belli eden o bakışı
attı. "Merak etme, sen de giyeceksin, sana
da
alırım!" dediğimdeyse, "Gerçek mi?" dedi gülerek. "Gerçek
gerçek!" dedim kahkahayla.
Aşağıda, mutfak masasının üzerinde
sofrayı hazırlamıştı kaynanam. Annemin
tencerelerinden birinde makarnayı yapmış, bulduğu yağ,
salça ve pul biberle de güzel bir sos hazırlamıştı.
Tabağıma bolca makarna koyup yanıma oturdu. Kaynanamın
yemekleri güzel olurdu. Bu en basit makarnayı bile çok güzel
yapmıştı. Nerdeyse bir tencere makarnayı yiyip bitirdik.
"Ben bir şey yemiyorum diyorsun ama bakıyorum
Maşallah
iştahın yerinde!" dedim. "Çok
acıkmıştım, onun için. Yoksa bu kadar
yemem!" dedi gülerek.
Kaynanam sofrayı toplayıp
bulaşıkları yıkarken salona geçip bir sigara yaktım. Derin
nefesler çeke çeke sigaramı içip bitirirken yanıma gelip oturdu. Daha
önce bir otelde kullanılmış olan bazı yerleri
sökülmüş, deriden yapılma büyük koltuğa gömülmüştük.
Sarıldım sıkıca, alnını
ve yanaklarını öptüm. Bir süre öylece kaldık.
"Sen Kader'i görmüş müydün?" diye
sorunca, "O
kim be?" diye sordum. "Kader, var ya hani
arkadaşım, sana bahsettiğim..." deyince, "Ha yok, nerden
göreyim, kadını tanımıyorum ki!"
dedim. "Az dur!" dedi ve mutfaktaki çantasında bulunan telefonunu
alıp geldi.
Telefonun albüm kısmını
açtı ve fotoğrafları parmağıyla
yakınlaştırarak gösterdi. Kader kaynanam gibi tesettürlü,
türbanlı bir kadın değildi. Uzun boylu ve oldukça
yapılıydı, daha doğrusu kiloluydu.
Bir kızı bir de oğlu vardı. Kocası
ve çocukları ile çekildikleri bir fotoğrafa baktım.
Çocukları 15-16 yaşlarında çırpı
gibi incecikti, kocası da zayıftı. Kocası orta
yaşlı zayıf ama atletik
vücutlu,
yakışıklı bir adamdı.
Bir diğer fotoğrafta kızı ve
oğluyla plaj gibi bir yerdelerdi. Kızı bikinili, oğlu ise
şortla dururken, Kader kilosuna aldırmadan koyu mavi mini bir kot
etekle gri renkli kısa kollu ve derin yakalı bir bluz giymişti. Kalın beyaz bacaklarını sergilemekten çekinmemişti,
şişkin ve büyük memelerinin çatalı ortadaydı. Sarı
saçları omuzlarına dökülüyordu. Kilosu ile barışık bir
kadın olduğunu anladım. O haline rağmen güzel giyinip
makyaj yapan, kendine bakan bir kadındı Kader.
"Kim bu Kader, anlatsana?" diye
sorunca kaynanam başını göğsüme koyup onun hakkında
bildiklerini anlattı: "Kader hemşirelik okumuştu, depremden
sonra İstanbul'a taşındı. Orada özel bir hastanede
çalışırken kocasıyla tanışmış,
kocası röntgen doktoruymuş, bu film filan çekiyorlar ya, ondan yani.
Ama araları iyi değilmiş. Kader bir rahatsızlık
geçirmiş, hormonları yavaş
çalışmaya,
öyle olunca da kilo almaya başlamış. Yoksa böyle değildi
Kader. Bunu eskiden görseydin var ya resmen dibin düşerdi, o kadar
güzeldi, bir gören bir daha dönüp bakardı. Kocasını o
şekilde tavlamış, daha doğrusu adam çok peşinde
koşmuş. Ama kilo almaya başladıktan sonra kocası buna
laf sokmaya başlamış, alay eder olmuş. Kader de psikolojik
tedaviye, ilaç kullanmaya başlamış. Ama o ilaçların yan
etkisiyle daha da kilo almış bu sefer!" dedi.
Kader için, "Şişman ama
güzel
kadınmış!" dediğimde, "İnsanın kendisi
değil kaderi güzel olsun, kocası aldatıyormuş Kader'i.
Hastanedeki doktor bir kadınla hem de. Geçen gün telefonda
konuştuğumuzda söyledi, hüngür hüngür ağladı. Ben sana öyle
gelmiştir dedim, ama yüzde yüz eminim dedi.
Üstelik kadını da tanıyormuş, kocasından yeni
boşanmış!" diyerek cevap verdi kaynanam. Ardından da,
"Kader'e buraya yanıma gelip kalmasını söyledim.
En azından birkaç gün kal, kafanı dinlersin dedim. Hem Arzu ve
çocukları da çok merak ediyor. O İstanbul'a
taşındığında Arzu çok küçüktü daha. Bakalım belki
de haftaya gelebilir. O zaman tanışırsınız!" dedi.
Bir süre sessiz kalırken birbirimize
sarıldık. Kaynanam başını göğsüme koyarken ben de
boş durmayıp sol elimi ip askılı atletin içine sokup
memelerini avuçladım. Hoşuna giden bu hareketim sonucu, "Azdın mı gene?" diye sordu
gülerek. "Evet, sen varken
azmamam mümkün mü?" dedim ve dudağının kenarına bir öpücük
kondurdum. Ona, "Burada yapalım mı?" diye
sorunca yüzü kızardı, "Bilmem..." dedi
utanarak. "Çok güzel olur, yatak gibi koltuk bu, şöyle geç!" diyerek
kalkmasını istedim.
Üzerimde halen bornoz vardı. Kaynanam ayağa kalkarken ben
de bornozun önünü açtım. Sertleşmiş yarağımı
tutup sallarken, "Ağzına alsana!" dedim. Kaynanam üstündeki iki parça giysiyi çıkardı ve utangaç bakışlar eşliğinde
önümde diz çöktü. Ellerini dizlerime koydu önce. Ona, "Nasıl
yapacağını biliyor musun?" diye sorunca, "Sen de beni kör cahil
sandın herhalde?" dedi alınmış
gibi. Ardından sağ elini yarağıma attı, okşar
gibi uzun ince parmaklarını yarağımda gezdirdi. Bir süre
sıvazladıktan sonra da yarağımı gözlerini bana dikmiş
halde ağzına aldı.
Kaynanamın hünerli ağzının içindeydi
yarağım. Amatör de olsa saksosu büyük zevk veriyordu. Ara ara
kafasını dondurma gibi yalayıp emdikçe aldığım zevk katlanıyordu. Ancak arada bir keskin ve güçlü dişleri
yarağımın kafasına sürtünüyor, değiyordu. O zaman, "Biraz
daha aç ağzını!" diyordum yanaklarını okşayarak.
Kaynanam bunun üzerine ağzını daha da açarak alıyordu
yarağımı ağzına.
Dizlerimden tutunarak destek alıyor ve
başını kaldırıp indiriyordu. Dudaklarının
kenarından akan tükürüğünü siliyordu parmaklarıyla. Gözleri üzerimdeydi her an, (Nasıl yapıyorum?) der gibi bakıyordu.
Yarı ıslak saçlarını okşuyordum.
Yarağımın sertliği tavan yapmıştı
artık, demir gibi olmuş ve ağzının içini
doldurmuştu. Başını üstten tutup bastırdım biraz.
Kaynanam başını kaldırmaya çalıştı önce, ama
sonra uysal bir köpek gibi devam etti saksosuna.
Bu şekilde yarağımı ağzına
daha çok alır olmuştu. Geriye yaslanıp gözlerimi kaparken
kaynanamın ıslak saksosu olanca yavaşlığıyla devam ediyordu. Ama zevkten dört köşe olmama yetmişti. Derken
çıkardı yarağımı ağzından,
parmaklarıyla akan tükürüğünü sildikten sonra dilini uzatıp
taşaklarımı yalamaya başladı. O an, "Harikasın
aşkım!" diyerek başını tuttum.
Kaynanam gözleri yine üzerimde gezinirken
taşaklarımı emiyor, dilini yarağımın üzerinde
gezdiriyordu. Yarağımın altında şişen
damarların üzerinde ıslak pembe dilini yılan gibi
oynatıyordu. Kaynanamın kendine güveni gelmeye
başlamıştı. Sağ eliyle yarağımı sıvazlayıp sol eliyle de şişerek küçük bir topa
dönüşen taşaklarımı avuçlayıp sıkıyordu.
Kalp atışlarım da yarağımın sertliği gibi
son raddesine gelmişti. "Devam et, çok güzel!" diyerek
başımı geriye atarken kaynanam da hızlanmaya
başlamıştı.
Yarağımı yarısına kadar
alıyordu ağzına şimdi. Daha hızlı ve sert bir
sakso çekiyordu. Yarağım ve tükürüklerle dolan ağzından, "Ommm, ummm!" sesleri çıkarken başını hızla
kaldırıp indiriyordu. Nerdeyse boşalacakken, "Tamam tamam, bu
kadar yeter!" demek zorunda kaldım.
Kaynanam başını kaldırdı,
ağzından akan tükürükleri bornozumun eteği ile silerken
gülümsüyordu. "Nerden öğrendin bunu, ben seni böyle tahmin
etmemiştim
hiç?" dediğimde, "Herkesin bilinmeyen bir
tarafı vardır!" dedi kızaran yüzüyle. Ona, "Kayınbabama da
böyle sakso çeker miydin?" diye sormadan edemedim. Kaynanam soruma
kızmış gibi bir hal takındı ve "Bana
sürekli
kayınbabanla ilgili sorular sorma. Onun adı
geçtikçe kendimi kötü hissediyorum!" dedi. "Tamam, özür dilerim, sadece merak
ettim!" dedim saçlarını okşarken.
"Tamam, hadi gel bakalım!"
diyerek bornozu çıkarıp attım yere, sırtımı iyice
yasladım koltuğa, ayaklarımı da uzattım biraz.
Sertleşmiş ve amına girmek için
hazır duran yarağımı sallayarak üstüne oturmasını istedim. Kaynanam dizlerini bacaklarımın yanından koltuğa
koyarak kucağıma otururken sol eliyle de yarağımı tutup
amına hizaladı. Derken yarağım
yeniden amına giriverdi. Kalın belinden
kavradım sıkıca, kaynanam bana doğru
eğilirken alttan amına pompalamaya başladım.
Geniş ve yağlı amı
yarağımı kolayca alıyordu içine. Kaynanamın
iniltilerinin arasında sıcak nefesini yüzümde hissediyordum. Belinden
sonra göt yanaklarını kavradım sıkıca.
Alttan
amına çakarken o da götünü kaldırıp indirmeye
başlamıştı. Kasıklarım ve taşaklarım
göt yanaklarına ve kasıklarına çarptıkça çıkan
şiddetli 'Şop şop şop!' sesleri geniş ve sessiz salonun
içini çınlatıyordu.
Kaynanam sağ elini götüne atmış, sol eliyle
de bana tutunmuştu. Ayaklarımdan aldığım güçle
pompalamaya devam ediyordum. Ellerim sırtında, belinde ve göt
yanakları üzerinde gezinip duruyordu. Götündeki elini çekip koltuğun
koluna dayıyor, bazen de sallanıp duran memelerini tutuyordu.
Kucağımda yarak darbelerimle birlikte hoplamaya
başlamıştı kaynanam.
Terlediğim için eski deri koltuktan osuruğa
benzer sesler geliyordu. Sikiş seslerimize ve iniltilerimize
karışıyordu bu sesler. Kaynanam, "Ihhhh, ahhhh, ayyyy, uhhh!"
sesleri eşliğinde inliyor, bazen de, "Orhaaann, Orhaaann!" diye diye
bir kediyi andıran seslerle adımı söylüyordu.
Dolgun göt yanaklarını avuçladım.
Onları sıkıp yoğuruyordum hiç durmadan. Birkaç sefer sert
şaplaklar attığımda çıkan tok
'Şap şap!'
sesleri
salonda yankılandı. Kaynanam
zevk iniltilerinin arasında, "Ayyy yavaşşş!" demek zorunda
kaldı. Benden yana iyice eğilmişti, saçları yüzümü
yalıyordu. "Az kalk, doğrul!" demek zorunda kaldım.
Omuzlarımdan destek alarak doğruldu.
Alttan yine pompalarken ellerimi memelerine attım.
Onları hoyratça sıkıp yoğurmaya başladım.
Kaynanamın bundan aldığı zevkle
çıkardığı sesler değişti, inlemeleri sıklaştı. Etli meme uçlarını dişleyip
emiyordum. Bu arada kaynanam da
dizlerinden aldığı destekle götünü kaldırıp indirerek
yarağımı amına sokup
çıkartır olmuştu. Kucağımda zıpladıkça
ellerimin arasındaki memeleri de löpürdeyip duruyorlardı.
Meme uçları dilleyip emdikçe şişiyor ve
ağzımı dolduruyordu. Kaynanam başımı tutup
memelerine bastırmaya başlamıştı bir taraftan da.
Yarağım amında, ağzım
memelerindeydi ve kaynanam zevkin doruklarında geziniyordu. Sikişimiz olanca hızı ve yoğunluğuyla devam
ederken yine belinden
kavrayıp kendime çektim onu. Kaynanam da sıkıca sarılmıştı
şimdi bana.
Üzerimde zıplayarak yarağımı
amına
almaya devam ediyordu. Yarağım
sıcacık ve yağlı amının
içinde gidip geliyordu durmadan. Harika bir sikişe imza atıyorduk
kaynana ve damat olarak. Dayanamayıp yine götüne birkaç şaplak
attım, ama kaynanam bu kez tepki vermedi. Yaşadığı
sikiş ve aldığı zevk acı
duymasının önüne geçmişti.
Onu amından sikiyor olsam da
aklım götündeydi. Sağ orta parmağımı göt
deliğinin üzerinde gezdirmeye başladım. Göt deliğinin terli ağzındaki kılları parmağımın ucunda
hissediyordum. Sol elimle biraz daha bana yaslarken sağ orta
parmağımı götüne sokmaya başladım. Parmağım
ilk boğumuna kadar götüne girerken kaynanam kucağımda
zıplamaya devam ediyordu.
Göt deliği sıkıyordu
parmağımı, daha önce götten sikilmemiş gibiydi bu haliyle.
Parmağımı
göt deliğine sokup
çıkarıyordum sürekli, ancak kaynanam bunu fark etmemiş gibiydi.
Derken biraz daha bastırmaya başladım parmağımı,
bu kez ikinci boğumuna kadar girmişti götüne. Kaynanam bunu da fark
etmemiş gibi kucağımda zıplıyordu halen.
Parmağımı götünde ileri geri oynatmaya
başladım. Kolayca gidip geliyordu içinde. Yarağımı da
bu kadar kolay alabilecek miydi içine diye düşünürken, kaynanamdan, "Ay yoruldum!" sözleri çıktı. İkimiz de
ter içinde
kalmıştık. Kaynanam hoplayıp zıpladıkça epey bir
efor sarf etmiş ve yorulmuştu.
Parmağımı götünden çektiğimde ne
yaptığımı anlamış gibi, "Orhan yapma!" dedi kısık bir sesle. "Bir şey yaptığım yok!"
dediğimdeyse, "Parmağını sokuyorsun!" dedi
saçlarını geriye atarken. Anlamadığını
sanmıştım, ama gerçekte anlamış fakat ses
etmemişti kaynanam. Yarağım amındaydı
halen, belinden tutuyordum onu.
Omuzlarımdan destek alarak kucağımda
yaylanmaya başladı tekrar. Terlemiş
kasıklarımızdan ve genişlemiş amından
osuruğa benzeyen sesler çıkıyordu. Bu haldeyken deli gibi
öpüşmeye başladık. Kaynanam dudaklarımı ve dilimi emiyor, ısırıyordu. Aldığı zevkle
kendini
kaybetmiş gibiydi. Göt yanaklarına birkaç şaplak daha atarken
memelerini emdim, yalayıp ısırdım.
"Götünden de yapmak istiyorum!"
dediğimde, "Olmaz!" dedi kısık sesiyle. "Niye?" dedim heyecanla.
"Olmaz, günah!" diyerek üzerimde zıplamaya devam etti. Ancak benim
götünden vazgeçme gibi bir durumum yoktu. Kafama koymuştum bunu. "Boş
ver günahını şimdi, karı koca değil miyiz biz?" dedim
ve yine dudaklarına yumuldum. Onları iştahla emerken kaynanam
son hız zıplamaya, götünü kaldırıp indirmeye devam
ediyordu.
Ancak sonunda kaynanam pes etti ve
üzerimden
kalktı. Fazlasıyla yorulmuştu.
Yarağım amının
sıvıları ile kaplanmış parlıyordu. Sol dizini
altına alarak yanıma oturdu, ben o şekilde durmaya devam ederken
eğildi ve yarağımı ağzına aldı. Az
önce
amında gidip gelen yarağımı somurmaya
başladı hızla. Başını kaldırıp
indirdikçe yarağım ağzında gidip geliyordu. Uzun
saçlarını çekiyordum. Kaynanam ise yarağa olan
açlığını gidermeye çalışıyordu.
Kısa ama yoğun saksosunun sonunda bu kez ters
şekilde oturarak yarağımı amına
almasını istedim. Kaynanam sırtını bana döndü,
bacaklarını açarak ters şekilde
yarağımı
amına aldı. Ayaklarını yere
basıyordu şimdi. Bu şekilde yarı ayakta durur vaziyette
iken belinden kavradım ve alttan pompalamaya başladım. Kaynanam
sağ elini koltuğa koymuş, sol eliyle de dizimden tutunuyordu.
Ellerim belinde ve sırtında geziniyordu.
Şiddetle pompalıyordum.
Çıkan 'Şop şop şop!' sesleri aldığım zevki
katlıyordu. Deri koltuk yine osuruğa benzeyen seslerle bu seslere
eşlik ediyordu. Hızlı ve sert pompalamalarım sonucu
yorulunca kaynanamdan götünü kaldırıp indirmesini istedim. Geriye yaslanıp iki elini koltuğun sırtına atarak
destek aldı önce, sonra
da ayaklarından aldığı güçle üzerimde zıplamaya
başladı. Kaynanam uzun zamandır sikişmemiş,
yarağa aç bir kadındı, ama deneyimini konuşturuyordu
şimdi. Götünü kaldırıp indirdikçe
yarağım
amında gidip geliyordu. Harika bir zevk
yaşatıyordu. Saçları oluşan rüzgarla dalgalanırken
belinin yağlı ve kalın etleri göt yanakları ile beraber
titreyip löpürdüyordu.
Bir süre sonra kaynanam da yoruldu ve bir şey
demeden
kalktı. Az önceki gibi oturarak yarağımı
ağzına aldı ve somurmaya başladı iştahla.
Yarağımın kafasını emiyor, dilliyor ve
taşaklarımdan kafasına kadar yalıyordu.
Yaşattığı bu zevk karşısında kendimden
geçmiş, saçlarını okşuyor, inliyordum.
Derken bu sakso faslı da sona erdi. Kaynanam yeniden
kalktı ve yine sırtı bana dönük halde oturur vaziyette
yarağımı aldı amına. Bu kez
belinden tutup ona destek oluyordum. Kaynanam benden aldığı
kuvvetle götünü kaldırıp indiriyor, kucağımda zıplıyordu. Beyaz, dolgun vücudunun sütlaç gibi titremelerini
gördükçe aldığım zevk çoğalıyordu. Kaynanam sol elini
memelerine atmış, sağ eliyle de koltuktan destek alıyordu
bu esnada.
"Orhaaannn, aşşkımmm, ahhhh,
aşşkımmm!" diye diye zevk içinde inliyordu
yarağım
amında gidip gelirken. Ama 80 kiloluk vücudunun
ağırlığını ister istemez bacaklarımda
hissediyordum ve bu da sonunda yormuştu beni. "Kalk bakalım,
biraz da ayakta yapalım!" dediğimde kaynanam hızlı
hareketlerle kalktı üzerimden.
Koltuğun yanında komodin vardı, sol elini
ona dayayıp sağ eliyle de koltuğun kolundan tutunarak
domaldı hemen. Arkasına geçtim, sağ ayağımı
koltuğun üstüne koydum. Sol ayağını kaldırdım havaya ve yarma şeftaliye benzeyen amına
soktum yarağımı. Bu şekilde sikmeye başladım.
Kaynanamın sarkan dolgun memeleri yarak
darbelerimle birlikte ileri geri gidip geliyor, sallanıyordu hiç durmadan.
Yarağım boydan boya girip çıkıyordu amına.
Göt yanakları ve kalçaları löpürdüyordu pompaladıkça.
Kaynanam zevk içinde inliyor, "Aşşkııımmm,
Orhaannnn, sikkk, sikkk, ahhh, sikkkk, vurrr, vurrr, daha çokkk, vurrr!" diye
diye adeta beni gaza getirmeye çalışıyordu. Onun bu sözleri
beynimde şimşekler çaktırıyor ve var gücümle sikmeye
çalışıyordum. Derken tuttuğum sol
ayağını
indirdim yere. Kaynanam şimdi iki ayağıyla
sağlamca basıyordu yere. Belini iyice eğip götünü
kaldırarak ideal pozisyona gelmişti.
Göt yanaklarını tutup ayırdım ve
yarağımı göt yarığında bir süre gezdirdim. Siyah
bir çukura benzeyen göt
deliğine
yarağımın kafasını bastırdığımda
kaynanam başını çevirip, "Orhan yapmaaa!" dedi
aldığı zevkle incelip kısılan sesiyle.
"Aşkım çok seveceksin, senin de çok hoşuna
gidecek!"
dediğimdeyse, "Olmaazzz!" dedi tepki göstererek.
"İyi o zaman alacağım olsun!" dedim ve ayrık
duran amına soktum yarağımı sertçe.
Kaynanamın adeta nefesi kesilir gibi oldu.
Yarağımı çıkardım ve aynı şekilde soktum
tekrar. Bundan büyük zevk aldığını fark ettim. Göt
yanaklarını sıkıca kavrayıp var gücümle pompalamaya
başladım. Bir eli komodinin diğeri de koltuğun üstündeydi yine. Yarak darbelerimle vücudu
sarsılıyordu. 'Şop şop şop' sesleri koca salonu
doldurmuştu. Dolgun göt yanaklarını sıkıyor, yine ufak
şaplaklar atıyordum.
Götünden vermeye yanaşmasa da ben götünü aklımdan
çıkaramıyordum. Amından sikmeye devam ederken her iki
başparmağımla göt deliğini ayırmaya
giriştim.
Kaynanamın göt deliği iki
parmağımın ucunda Kırk Haramilerin
Mağarası gibi açılmaya başlamıştı.
Ağzı kıllı deliğin içi hafiften
kızarmış gibi görünüyordu. Kaynanam o sıra
yaptığımın farkına varmıştı ve "Orhan
yapmaaa^!" diye adeta bir feryat kopardı. Parmaklarımı çektim
götünden, deliği yeniden kapanmıştı şıp diye.
Birkaç sefer sertçe yüklendim amına.
Kaynanam yerinde sarsılırken göt yanakları ve vücudunun etleri
löpürdedi. Hemen ardından çıkardım
yarağımı
amından. Kafasını göt yarığına
sürterken kaynanam götüne gireceğimi sanarak, "Orhan söz dinle, yapma
lütfennn!" dedi iniltilerinin arasında. "Bir şey
yaptığım yok aşkım, sakin ol!" dedim ve
yarağımı göt yarığında gezdirdim bir süre.
Sonra yeniden sertçe yüklendim amına.
Bunu üst üste birkaç kez yaptığımda kaynanamın sesleri,
iniltileri küçük çığlıklara dönüşmüştü. Kendimi
kaybetmiş gibi zevkle inliyordum. Kaynanamın iyice genişleyip
açılan amından 'Zorrttt, zorrttt!' sesleri
çıkmaya başlamıştı. Yoğun ve zevk dolu sikiş
dakikalarının artık sonuna geliyordum. Adım adım
boşalmaya yaklaşıyordum. Kaynanamın amında gidip gelen yarağımın üzeri
koyu krem bir sıvı ile
kaplanmıştı. Kaynanamın amının
zevk sıvılarıydı bu. Kalp atışlarımı
boyun damarlarımda hissediyordum. Göğsümün kılları ter
içinde kalmıştı. Kaynanamın beyaz vücudu da terden banyo
yapmış gibi parlıyordu.
Sonunda sarsıla sarsıla amına
boşalırken de gidip gelmeye devam ettim. Son döl
kalıntısı amına akana kadar içinde
tuttum yarağımı. Kendimi geri çekip amından çıktığımda
un
gibi beyaz kasıklarının ve göt
yanaklarının yarak darbelerimle kızardığını
gördüm. Kendimi koltuğa bıraktım. Hemen ardından kaynanam
da yanıma oturdu. Elimi omzuna attım. İkimiz de nefes nefese
kalmıştık. Kaynanamın göğsü aldığı
hızlı nefeslerle şişip daralırken büyümüş gibi
görünen memeleri de sallanıyordu.
"Harikaydın, süper bir kadınsın!"
dedim terli, kızarmış yanağından öperken. Kaynanam
iltifatım karşısında sıkıca sarılıp, "Sen de öylesin, hiç yaşamağım,
tatmadığım zevkleri
yaşıyorum seninle!" dedi göğsümü öptükten sonra. "Daha güzel
zamanlarımız da olacak, ölene kadar ayrılmayacağız!"
dedim ve sıkıca bastırdım kendime. Saçlarının
şampuan kokusunu çektim içime.
Sehpanın üzerinde duran sigaramdan bir tane
yaktım. Saat 16:00 olmak üzereydi. Kaynanam, "Orhan giyinip
çıkalım hemen, Arzu işkillenmesin!" dedi tedirgin bir sesle. "Ne
korkuyorsun, Arzu doğum günü partisinde şimdi, merak etme, biz
aklına bile
gelmeyiz onun!" dedim karşılığında. Ancak kaynanam
erkenden
çıkma konusunda
ısrar edince, "İyi tamam, hazırlan çıkalım o zaman!"
dedim.
"Ben yukarı çıkıp ortalığı
toplayayım!" diyerek kalkarken ben de sigaramdan birkaç nefes daha çekip
söndürdüm. Kül tablasını şömineye boşalttım.
Kaynanamın giydiği Arzu'nun pembe şortu ve ip askılı
atleti yerdeydi. Bornozla birlikte onları da alıp yukarı
çıktım.
Kaynanam giyinmiş yatağı topluyordu. "Hadi
sen de giyin!" dedi acelesi varmış gibi. "Ya
tamam, bi yıkansaydık bari!" dedim ancak
kaynanamın bekleyecek vakti yokmuş gibiydi. "Evde
yıkanırsın, zaman kaybetmeyelim hadi!" dedi elimdeki Arzu'nun
giysilerini yeniden dolaba koyarken. Sonra da bornozu alıp banyodaki
yerine astı.
"Ben aşağı iniyorum, sen de
giyinip gel hemen!" dediğinde uflayıp pufladım ama
yapacak da bir şeyim yoktu. Çişimi yaptıktan sonra
giyindim,
camı kapadım. Her şeyin eskisi gibi
olduğuna kanaat getirdikten sonra aşağı indim.
Kaynanam başını örtmüş, siyah feracesini
ve topuklu ayakkabılarını giymiş beni bekliyordu. Ona, "Hazır mısın?" diye sorunca, "Hı hı!" diyerek
başını salladı. Salona ve mutfağa baktım.
Sikişimizin etkisiyle koltuk ve önündeki halı yerinden
oynamıştı, onları düzelttikten sonra, önce kombiyi, sonra
da suyu ve elektriği kapadım.
"Tamam, hadi çıkalım!" deyince önden kaynanam
arkadan ben çıktık. Kapıyı kilitlerken kaynanam
fısıltıyla, "Kimse görmez değil mi?" diye sordu.
"Görsünler, ne olacak, sen karım değil misin?" dedim. Ancak kaynanam cevabıma kızarak, "Orhan salak salak konuşma!" dedi
dişlerini sıkarak. Gülerek, "Tamam tamam, korkma kimse görmez.
Komşuların çoğu daha gelmedi!" dedim.
Kaynanam arabaya binerken korku dolu gözlerle etrafa
bakıyordu, meraklı bir çift gözün kendisini görmesinden çekiniyordu. Ama kimse görmeden binmiştik arabaya. Heyecanla, "Hadi
çalıştır da gidelim!" deyince, "Ya tamam, ne bu acelen,
gidiyoruz işte, korkma!" dedim tepki göstererek. Kaynanam tepkime cevap
vermek yerine çantasındaki cep telefonunu çıkardı, onunla
ilgilenirken ben de eve doğru sürdüm
arabayı.
Arabada baş başaydık. Aklımdaki konuyu
konuşmadan bu yolculuğu bitirmek istemiyordum.
Ona bakarak, "Arkadan neden vermek istemiyorsun?" diye
sorduğumda yüzü kızardı, "Olmaz!" dedi kısık bir
sesle. "Niye olmasın, sonuçta karı koca olduk seninle. Karım değil misin?" dedim. Bir süre sustuktan sonra, "Helali
dururken harama
niye uzanıyorsun?" diye sordu. "Ya bırak şimdi helalini
haramını, zevk meselesi bu!" dedim.
Kaynanam yine bir zaman sustuktan sonra, "Olmaz Orhan, unut
bunu, aklından çıkar!" dedi. Ancak ben bunu unutacak
halde
değildim. "Götüne hastayım senin. Arzu ile
evlendiğimiz günden beri, düğün gününden beri aklım senin
götünde!" dediğimde kendini tutamayıp güldü. "Ne demek düğün
günü?" diye sorunca, "Sen düğünde ne
giymiştin?" diye sordum.
"Mor renkli elbisem vardı,
onu
giymiştim!" deyince, "Hah, işte o elbisenin altında
götün davul gibi çıkmıştı ortaya. Yanımızda gezip
duruyordun durmadan, ben çaktırmadan senin götünü dikizliyordum. O
zamandan beri götüne hastayım!" dedim. Kaynanam cevabımdan
hoşlanmış gibi güldü önce, sonra da, "Sen o zamandan beri bana
ilgi duyuyorsun demek?" dedi. "Aynen öyle!" dedim.
Konuşmamız kaynanamın çalan telefonu ile
kesildi. Arayan kayınbiraderinin karısı,
yani karımın yengesiydi. Konuşmaları en az 10 dakika sürdü.
Telefonu kapatırken, "Kusura bakma, bunun da çenesi açılınca
kapanmıyor!" dedi. "Yok, önemli değil!" dedim. Ardından sağ elimi uzatıp bacağını okşadım, "Senin
de çok
hoşuna gidecek, çok zevk alacaksın!" dedim. Kaynanam konunun nereye
geldiğini anlayarak, "Olmaz Orhan!" dedi tekrar.
Derin bir iç geçirip, "Sen günah diyorsun ama Arzu öyle
demiyor!" dedim. Kaynanam yan gözle baktı ama bir şey
demedi. "Arzu'yu
haftada bir götünden sikiyorum!" dediğimdeyse
gözlerindeki ifade sözlerimin işe yaradığını
gösteriyordu. Kaynanam kendini kızıyla yarış halinde
görüyordu. Arzu'nun yapıp kendisinin yapmaması diye bir şey söz
konusu olamazdı. Arzu'nun adını ortaya atmamın sebebi
buydu.
Ancak yine de inanmamış gibi, "Benim
kızım yapmaz öyle şey!" dedi. Arzu annesinden daha dindar, ibadetini
aksatmamaya çalışan biriydi ve kaynanam onun böyle bir şeye izin
vermeyeceğini düşünüyordu. Gerçekte de düşündüğü gibiydi, ama kaynanamı yola getirmemin başka yolu
yoktu. "İstersen sor
ona!" dediğimde, "Manyak mısın sen, tövbe tövbe!" dedi
başını sallayarak. "Valla öyle, istersen sor!" dedim yine gayet
rahat bir şekilde.
Kaynanamın morali Arzu'nun adının geçmesi
ile bozulmuş, keyfi kaçmıştı. Ancak benim de yapmak
istediğim tam olarak buydu. Bu yolun sonunda onun götüne
ulaşacağımı biliyordum.
Birkaç dakika sonra, "Nasıl izin veriyor buna,
nasıl yapıyorsunuz?" diye sordu. Bunu söylerken sesi titriyordu
heyecandan. "O da zevk alıyor. Sabunlayıp sikiyorum, o zaman
canı yanmıyor, çok rahat alıyor yarağımı!" dedim.
Bunu hiç utanmadan, rahat bir şekilde söylemiştim,
ama gerçekte böyle bir şey yoktu. Kaynanamı kandırmak için
uydurduğum bir yalandı.
Eve yaklaşırken kaynanama, "Sen de yapacak
mısın?" diye sordum. Önce sessiz kaldı. Sonra da, "Canımı yakmayacağının garantisi var mı?"
diye sordu. "Valla ilk
başta biraz canın yanabilir, ama sonra sen de zevk alacaksın!"
dedim elini tutarak. Gözleri üzerimdeydi, yutkunarak, "Tamam bakarız!"
dedi. "Bakarız!" demesi kabul ettiğinin işaretiydi.
Sonunda yıllardır istediğim, hayalini
kurduğum şey gerçek olacak ve kaynanamı götünden sikecektim...
[Orhan]
|