|
Dersanenin Asansöründe Beni Domaltıp Sikti! (Açelya 18 Y., Ankara)
Selam. Ben
Açelya, 18 yaşında, esmer, 1.65 boyunda, uzun saçlı, dolgun
dudaklı, iri göğüslü bir kızım. Lise sona giderken
dersaneye Tolga ile birlikte başlamıştık. Tolga'yı oldum
olası çok beğenirdim. Benden biraz daha uzun boylu, esmer,
dalgalı uzun saçlı, hafif kaslı ve çok
yakışıklı bir çocuktu. Ne zaman tokalaşmak için elini
tutsam, alev alev yanıyor bu çocuk diye düşünürdüm. Pantolonunun
önüne ne zaman gözüm kaysa, yarağının pantolonunda
yarattığı hafif çıkıntı dikkatimi çekerdi.
Yanaktan öpüşmek için ona sarıldığımda,
amımı çaktırmadan yarağına bastırır, onu
içime almayı deli gibi düşlerdim. Zaten
kızlığımı da yine onu düşlediğim bir gün
amıma salatalık sokarak kendim bozmuştum...
Dersaneye
başlayıp da Tolga'yı görünce arzularım yeniden
depreşmişti. Hiç erkek siki girmemiş olan amım, yeniden,
üstelik daha çok istiyordu onu. İlk önceleri ayrı olan
sınıflarımızı hocalara yalvararak birleştirmeyi
başarmıştım. Her ders saati çaktırmadan Tolga'yı
gözleyip, sıranın köşesine amımı sürterek orgazm
oluyordum. Bazen sınıfta yalnız kaldığımda, ya da
tuvalette, amımı parmaklayarak onu hayal ediyordum. Bir iki kere onu
da bana bakarken yakalamıştım. Aslında sexy olmayı hiç
beceremezdim, ama hikayelerde okuduğum kızlar gibi giyiniyor,
göğüslerimi çaktırmadan açıyor, hem onun, hem de dersimize giren
erkek hocaların şehvetle bana bakmasına sebep olmayı
beceriyordum...
Dersanenin
bitmesine bir hafta kala, meslek seçimiyle ilgili bir seminer için küçücük bir
sınıfta 40 kişi toplanmıştık. Sonradan
geldiğim için boş bir yer bulmak için etrafıma
bakındım. Tolga'nın sol yanı boştu. Vücudumdaki
ateşin hafif yükseldiğini hissettim. Dudaklarımı hafifçe
ısırdım, onlar da ateş gibi olmuşlardı. Acele etmiyormuş
gibi görünmeye çalışarak, onun yanına oturdum. Tolga ile
kollarımız birbirine değiyordu, teni herzamanki gibi
sıcacıktı. İlkbaharın son ayları olduğu için
üzerinde tişört ve kot pantolon vardı, bu yüzden tenini her
zamankinden daha iyi hissedebiliyordum. Tolga, gözlerinde umursamaz
bakışıyla sıranın üstünde duran plastik bardaktaki
kahvesine bakıyordu. Seminer başlamıştı, ama benim
gözüm Tolga'dan başka hiçbir şeyi görmez olmuştu. Projeksiyon
kullanılacağı için sınıf
karartılmıştı. Kulaklarıma kadar her yerimin deli gibi
yandığını hissediyordum.
Bir süre sonra,
daha hiçbir şey yapmadan, sadece hayal ettiğim halde amımdan
ılık suların küloduma aktığını hissettim.
Tolga'nın pantolonunun önündeki çıkıntıya gözlerimi diktim
ve dudaklarımı yalayarak, yarağının ağzımda
olduğunu hayal ediyordum. Bacağımı da, kolum gibi
Tolga'nın bacağına yapıştırdım.
Tolga'nın sıcaklığı beni iyice kudurtmuştu.
Sırada hafif hafif kıpırdanmaya başladım. Tolga
karşıdaki ekrana bakıyormuş gibi görünüyordu. Artık onun
ne yaptığımı anlayıp anlamaması umrumda
değildi. İkinci kez boşalana kadar sessizce, sadece yanımda
oturan birinin duyabileceği kadar hızlı nefesler alarak,
sıraya ve kolum ve bacağımla Tolga'nın tenine sürtünmeye
devam ettim. Bu arada Tolga'nın dikkati de dağılmış,
ben boşalana kadar üzerimden bir an olsun ayırmadığı
boş gözleriyle beni seyretmişti. Ben boşalıp
dinginleşince, Tolga hiçbir şey olmamış gibi yeniden kahve
bardağına odaklandı.
Şehvetim
biraz olsun dinmişti. Biraz utanarak, biraz da Tolga'nın sonunda
arzularımı anlamasından dolayı rahatlayarak sıradan
kalktım. Hocaya midemin bulandığını söyleyerek,
sınıftan çıktım. Tuvalete gidip kendimi parmaklamak
niyetindeydim. Tuvalete giderken, Tolga ile birlikte hergün ders
yaptığımız sınıfın boş olduğunu
görünce, hemen içeriye girip kapıyı kapattım. Eteğimi
kaldırıp, elimi külotumun içine daldırdım. Amım iyice
kayganlaşmıştı. Elimi amımdan çıkarıp,
parmaklarıma bulaşan am suyumu yaladım. Sonra ıslak
parmaklarımı yeniden amıma soktum. İki parmağımla
amımın içinde git gel yaparken, başparmağımla da
klitorisimi okşuyordum. Herkesin seminerde olduğunu bildiğimden
hafif hafif inlemeye başladım, kimse duymayacaktı nasıl
olsa. Dudaklarımı deli gibi ısırıyor, bir elimle de
göğsümü yoğuruyordum. Tam üçüncü orgazmıma doğru
ilerlerken, aniden kapı açılmış ve kendimi toparlamaya
fırsat bulamamıştım. İşte şimdi kovuldum
dersaneden diye aklımdan geçirirken, içeri girenin Tolga olduğunu
gördüm. Seminer bitmişti anlaşılan. Tolga ne
yaptığımı görmemiş gibi davranarak,
sırasının altındaki kitaplarını toplamaya
çalışıyordu. Onun beni görmezden gelmesi beni iyice
delirtmişti. Üstelik onu daha da arzulamaya
başlamıştım.
Fırsat bu
fırsattı, hemen kıyafetlerimi düzeltip, sınıfın
kapısını kapattım ve kapının arkasına yaslandım.
Tolga elinde kitaplarıyla yanıma gelip (Çekil!) der gibi ters ters
baktı. Elindeki kitapları alıp, ona sarıldım. Tolga
ise, "Kızım git başımdan!" deyip beni geriye
doğru ittiğinde, öfkem ve arzum bir kat daha arttı. Ona,
"Seni istiyorum Tolga!" deyip, birkez daha sarılıp,
dudaklarına yapıştım. Dudaklarını emiyor,
ısırıyordum. Bir süre sonra o da benim dudaklarıma
yapışmıştı. O benden çok daha kuvvetli emiyordu. Dilini
ağzıma soktu. Onun dilini emmeye başladım. Dillerimiz,
adeta bizim günlerdir oynadığımız gibi kovalamaca
oynuyorlardı. Tolga dudaklarımı bırakıp yavaşça
boynuma doğru indi ve deli gibi boynumu yalamaya başladı. Bu
beni müthiş tahrik etmişti. Boynumda hissettiğim her dil
darbesinde amımın daha da ateşlendiğini hissediyordum. Boynumu
yalayıp beni iyice delirttikten sonra göğüslerime doğru indi.
Tişörtümü yukarı kaldırdı, sütyenimi yukarı çekti ve
sağ göğsümden daha büyük olan sol göğsümü yalamaya,
ısırmaya başladı. Bir eliyle de göbeğimi avuçluyordu.
Dimdik olmuş göğüsuçlarımı emdi ve beni az önce
kitaplarını aldığı sıraya doğru çekip,
yanına oturttu.
Fermuarını
açarak, yarağı dışarıya çıkacak kadar pantolonunu
indirdi. Dimdik olmuş yarağını ve üzerinde çoktan
oluşmuş olan zevk suyunu ilk kez o zaman gördüm.
Düşündüğümden daha muhteşemdi. Ürkekçe yarağına
dokundum. Tolga ise, "Fazla vaktimiz yok!" diyerek saçlarımdan
tuttu ve dudaklarımı yarağına bastırdı. Daha önce
kimsenin yarağını yalamamıştım.
Ağzımı açtığımda yarağı
gırtlağıma kadar girdi. Kusacak gibi olmuştum. Acemice yalamaya,
emmeye başladım. Tolga, "Çok güzel yalıyorsun, mmhhh, devam
et!" diyerek bana yönergeler veriyordu. Yarağını kökten uca
kadar yalıyor, sonra ucundaki zevk sularını emiyordum. Sonra
taşaklarını emiyor ve tekrar yukarıya doğru yalamaya
devam ediyordum. "Evet, işte böyle!" diyordu her hareketimde. Bu
arada o da bir elini külotumun içine sokmuş, amımı
parmaklıyordu. Deli gibi sokuyordu parmaklarını amıma.
Bazen tırnakları batıyordu ve bu bana hem acı, hem zevk
veriyordu...
Ben onun
parmaklarına boşalmıştım, ama onun
yarağını halen yalıyordum. Yarağının
başının çevresinde dilimi gezdirdim ve bir Lolipop şekeri
emer gibi başını emmeye başladım. Tolga bir anda zevke
geldi ve saçlarımdan tutup ağzımda git gel yapmaya
başladı. Resmen ağzımı sikiyordu, "Güzel mi
yarağım?" diyordu bir taraftan da. Ben de inleyerek onay
veriyordum. Yine birden saçlarımdan tuttu ve yarağını
ağzımdan çıkardı. "Ne oldu?" dedim bozulmuş
bir sesle. Ama Tolga hiçbir şey söylemeden kalktı, toparlandı ve
bana da emreder gibi toparlanmamı söyledi. Oysa ben ağzıma
boşalacağını sanmıştım. O sırada
dışarıdan bir kalabalığın sesini duydum. Yandaki
sınıfın dersi bitmişti ve benim de sikişme hayalim
suya düşmüştü. Mutsuzca eşyalarımı toplarken,
Tolga'nın çoktan sınıftan çıkmış olduğunu
fark ettim. Bu umursamazlığından dolayı ona iyice
kızmıştım.
Elimde
eşyalarımla sinirli sinirli sınıftan çıkıp,
asansöre doğru hızlı hızlı ilerledim. Tolga tam
asansörün yanında bekliyordu. Beni görünce yüzünde daha önce hiç
görmediğim tutkulu ve hınzır bir gülümseme belirdi. Asansör
gelir gelmez kolumdan tutup beni içeriye çekti. Birkaç kat inmiştik ki,
birden stop düğmesine bastı. Şak diye duran küçücük asansörün
içinde yalnızdık şimdi. Yakalanmaktan korkuyordum,
aşağı inmek istediğimi söyledim. O ise beni hiç
dinlemiyordu. Beni asansörün aynasına yaslayarak, kısacık ve
şehvetle öptü. Bu kısacık öpüşmede dudaklarımı
morartacak kadar ısırmıştı. Sonra hemen eteğmi
kaldırıp, külodumu indirdi. "Dur yapma, yakalanacağız!"
diye yalvarıyordum. "Birşey olmaz!" dedi ve amımı
da dudaklarımı öptüğü gibi kısacık öptü. Amım
ıslanmıştı ve onun dudaklarına da amımın
suyu bulaşmıştı. Dudaklarını yalayıp,
"Bal gibi amın var güzelim!" dedi. İyi ki de kıllarını
ağdayla almış ve amımı kaymak gibi
yapmıştım. Hemen arkamı döndürdü ve sırtıma
bastırarak beni hafifçe domalttı. Götümü sikecekti galiba,
"Götüme sokma nolur!" dedim. Tolga ise, "Kaymak gibi
amcığını patlatmak varken götüne niye sokayım
yavrum?" dedi. Beni bakire sanıyordu sanırım. Bozuntuya
vermedim ve asansörün aynasının altındaki demirden tutunup, önünde
iyice domaldım.
Popoma kocaman
şaplak attı ve tutkulu bir sesle, "Merak etme güzelim, birgün bu
yumurta gibi götünü de sikecem!" dedi. "Sik canım, sik aşkım,
bütün deliklerimi sik!" diye inledim. Bu sözlerimi duyunca
yarağının başını sulanmış
amcığıma dayadı ve birden köküne kadar soktu. Mutluluk,
zevk ve acıdan bir çığlık atmıştım. Tolga
ise, "Ohhh, sıcacık amcığın var bebeğim!"
dedi ve hiç vakit kaybetmeden içimde git gel yapmaya başladı. Bense
deli gibi inliyordum. Bütün vucudum şimdi daha beter yanıyordu.
Kulaklarım uğulduyor, başım dönüyordu.
Yarağının her damarını daracık amımda
hissedip, zevkten çıldırıyordum. O içimdeyken bir kere
boşalmıştım, artık yarağının
amımda daha rahat kaydığını hissediyordum.
Amımı resmen çatır çatır sikiyor, "Artık benim
kadınım oldun bebeğim! Güzel sikiyormuyum
amcığını?" diyerek pompalıyordu.
Ben de, artan
yakalanma korkusu ve zevkin verdiği baş dönmesiyle, "Çok güzel
sikiyorsun aşkım!" diyerek inliyordum. Birden
başparmağını da göt deliğime soktu.
Yarağıyla amıma pompalarken, götümü de
başparmağıyla sikiyordu. Ben artık uçuyordum zevkten. Tolga
bir süre sonra, "Geliyorum bebeğim!" dedi. Arkama kenetlenip,
yarağını köküne kadar amıma bastırdı ve içime
boşaldı. Yarağından fışkıran
sıcacık döllerini amcığımın ta en derininde
hissettim. Bu artık zevkin doruk noktasıydı benim için, ben de
çığlık atarak boşaldım. Fakat bunun zevkini fazla
yaşayamadım, Tolga yarağını hemen amımdan
çıkardı ve külotumu tekrar yukarı çekti. Kendisi de
fermuarını çekip, asansörü çalıştırdı. Asansör aşağıya
inip, kapılar açıldığında, aşağıdakiler
yaklaşık 5 dakikadır asansörü beklediklerini söyleyince, Tolga
da asansörde kalmış olduğumuz ve benim panik atak olduğum
yalanını uydurdu...
Bir hafta sonra
dersane bitti. Tolga ODTÜ'de iyi bir bölüm kazandı. Birdaha da beni hiç
arayıp sormadı. Ben de o günden sonra kimseyle sikişmedim. Size de
bu hikayemi amımda bir salatalıkla yazdım :)
[Açelya]
|